AKÇAABAT’TAN
Cengiz Bölükbaşı
TEŞEKKÜR EDERİM USTA
Değişmeli... Sistem acilen değişmeli.
Hastanelerde doktor yok. Peki nerede bu doktorlar? Başhekim doktor, başhekim yardımcıları doktor, sağlık kurulu komisyonları doktorlardan oluşuyor ama hastanende doktor yok.
Peki bu yönetim kadrosu ne yapar? Hastanenin sevk ve idaresini yapar, temizlik işleri, yapı işleri, güvenlik işleri, yönetim işi yapar. Yani kamu kurumunu yönetir ve işletir.
Peki binlerce işletme mezunu kardeşimiz ne iş yapar? El cevap gezer tozar hamallık yapar.
Televizyon ekranlarında babadan kalma malının keyfini yapan üç beş geri zekâlı tarafından iş beğenmemezlikle suçlanır.
Hastaneler öyle de peki okullardaki durum nasıl? Genelde sayısalcı ve bizim sendikacıların müdür olduğu okullarda da hastanedeki doktor açığı gibi öğretmen açığı var. Çünkü okullarda da bir öğretmen müdür iki ya da durumuna göre üç öğretmen de müdür yardımcısı!
Okulların yönetimleri içinde ne iş yapar bunlar? Bunlar okulun sevk ve idaresini yürütürler, memurları denetlerler, kamu işlerini gerçekleştirirler, okulun tamirat ve tadilat işlerini yaptırırlar. Yani kamu adına kamu kurumunu yönetirler.
Peki binlerce kamu yönetimi mezunu ne iş yapar? El cevap: Hiç. Peki onları nasıl değerlendiriyor Alamanya’dan kazancı euro olan Süslüman kesim: “Bunlar hep boş geziyollar. Bunlardan hiç bişekçiler olmaz.”
Sonra ne oluyor. Hastane çalışamaz durumda oluyor, okullar işlemez durumda oluyor. Yani işi ehline verilmediği için ülke bu hale gelmiş oluyor.
Bir gün bu da döner inşallah.
Efendim size biraz spor faaliyetlerinden bahsedeyim. Tütünspor Kulübü aynı zamanda basketbol liglerinde, salonlarda yerini almış bulunuyor. Şu an şaşırmış ifadenizi yüzlerinizden görüyor, bu çocuklar nerede çalışıyorlar dediğinizi duyar gibiyim.
Kulübün gelirinin az oluşundan dolayı Yıldızlı TOKİ Ortaokulu’nun salonunda yapıyorduk antrenmanları. Okul Müdürü Ergin Ocak, “Salonun elektriği ve temizliğine para yettiremiyoruz. Ya harcamaları karşılayın ya da çıkın.” deyince biz de diğer kurumlarla görüştük.
Sağ olsun iki okulumuz bizlere kucak açtı. Elbette bunu yaparken Ergin Ocak bana bir de yönetmelik attı. Yani antrenmanı yarıda kesip takımı sahadan kovması hukuken doğru bir tavır. Kendisini bu özverili devlet adamlığını layıkıyla yerine getirdiği için kutluyoruz. Hatta Sayın Kaymakam Ramazan Kurtyemez’le görüşüp kendisine üstün hizmet belgesi verilmesi hususunu bizzat ben arz edeceğim. Böyle devlet adamları kalmadı ülkemizde. Yolu açık olsun.
Elbette her hukuki olay vicdani olmuyor ama ne yaparsın bizdeki de kader.
Akabinde İlçe Milli Eğitim Müdürümüzü ziyaret ettim. Hani şu Akçaabatlı olmayan, hani şu bizim adamların yerine getirilen. Buradan tüm Akçaabatlıya sesleniyorum. Uğrayın, bir çayını için. Sorun diye gördüğünüz şeyleri söyleyin. Bakın ne oluyor.
Müdür Bey’in elinde telefon, herhangi bir sorunu çözmek için “ne yapabiliriz” diye soruyor. Başkaları gibi nasıl olmazı aramıyor.
“Cengiz Bey, biz bu makamları sorun çözmek için, millete ve de özellikle toplumu yarınlara taşıyacak genç nesillere hizmet için kullanıyoruz. Daha iyisini yapmak için mücadele ediyoruz. Sizler spor kulüplerini de bu şiarlar yönetiyorsunuz. Bizler de sizleri tebrik ediyoruz. Elimizden ne gelirse yapacağız.” diyerek işi daha da ileri bir boyuta taşıyor.
Yazıyorum, bu burada kalsın. Akçaabat’taki Millî Eğitim camiasını bu vizyonerler değiştirir ve de değiştirecektir.
AKMESTEK Müdürü Sayın Volkan Balcı kardeşime ve 17 Şubat Anadolu Lisesi Müdürü Sayın Abdullah Gülay’a sonsuz teşekkürler ederim. 1957 yılından beri Akçaabat’ın çocuklarına hizmet eden Tütünspor’u salonsuz ve desteksiz bırakmadıkları için.
Bu arada Akçaabat’ta Tütünspor Kulübü’ne 8 yıldır yöneticisi olduğum için diyorum. Bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar kişi destek oluyor. Bilin istedim. Sağda solda bol keseden atanlara itibar etmeyin.
Kalın sağlıcakla...