AKÇAABAT’TAN
Cengiz Bölükbaşı
HAYDAR KENAN GEDİKOĞLU
Kara haber gelince eskinden evin sofasına toplanırdı insanlar. Ölenin ardından ne hoş sohbet kimse olduğu konuşulurdu. Sonra evin yemek ihtiyacı konu komşular tarafından karşılanır o gün zinhar üç gün kadar da açılmazdı televizyonlar radyolar. Tebessüm bile edilmezdi, ölen kimsenin ailesine karşı saygısızlık olur diye.
Eskiler bilir de hiçbir eğitimci için söylenmemiştir bu söz; ben söyleyeyim. “Âlimin ölümü âlemin ölümü gibidir.” derler. Evet, bir âlimi yolcu ettik geçtiğimiz hafta.
Akçaabat’ın eğitim duayeni, binlerce gence rehberlik etmiş, Akçaabat’ın son yüzyıl yetiştiği en büyük kalemlerden biri Haydar Kenan Gedikoğlu onca hazinesini kalbine sokuşturup göç eyledi bu diyarlardan.
Akçaabatlar Vakfı’nda karşılaştığımda göğsümü kabartırdı her vakit. Düşünün karşınızda eğitim duayeni Haydar Kenan Gedikoğlu ve benim gibi bir kimsenin okuduğu yazısını övüyor. Benim gibi kendinin yanında bir damla olamayacak kimseyi şevklendiriyor.
Duyun bunu ey ahali... Beni Haydar Kenan Gedikoğlu övmüş, kim ne derse desin gayri.
Her cümlesini kulağıma nakşettiğim, her fısıltıdan ilham aldığım kıymetli öğretmenimi ebediyete uğurladım.
Ey ahali duyun bu acı günü.
Elbette bizler onun kadar duyarlı da olamadık onun gidişine... Hizmet ettiği Akçaabat’ın eşrafı onu bir avuç kimseyle uğurladı!!!
Bir avuç!!!
Eserleriyle hizmet ettiği, adı duyulsun diye gazeteler çıkardığı Akçaabat’ta onu ne bu şehrin Kaymakamı ne de bu şehrin Belediye Başkanı uğurlamaya gelmedi.
Başkanımız il dışındaydı bunu biliyorum lakin yerine refakat eden kimsecikler yoktu orada.
Efendiler ve hanımefendiler, ey Ümmet i Muhammet duyun bunları...
Akçaabat için binlerce genç yetiştirmiş, sayısız eser ve sayısız makale kalem almış Haydar Gedikoğlu hoca geçti bu diyardan...
Ruhu şad, mekânı cennet, makamı âli olsun.
Akçaabat’ta onca program düzenleyen Belediye bu yazıdan sonra bir anma etkinliği yapar da cenazedeki açığı kapatır inşallah.
Bu yazı da burada dursun.
Ayrıca bir sitemim de şu Akçaabat dışında yaşamayı zorunluluktan değil keyiften tercih edenlerin sosyal medya fırlamalığına...
Bırakın sosyal medyalardan iktidar ya da muhalefete ayar vermeyi. Bırakın muhtara ya da yurttaşa akıl vermeyi. Sizde ne kadar varsa bu millette de o kadar var. Konuşmaya gelince mangalda kül bırakmayan, icraata gelince ortada olmayan bir zümresiniz ve gün gibi de ortadasınız.
Dönem dönem ortaya çıkan, “bize, bana ya da benim dediğim yere oy vermeyen Akçaabat düşmanıdır” edalarınızdan vaz geçin. Tamam, size bu şehirde üç beş kuruş yedirdikleriniz itibar ediyor ama gerçekten yeter artık. Düşün yakamızdan ya hu...