AKÇAABAT’TAN
Cengiz Bölükbaşı
TEŞEKKÜRLER SAYIN CUMHURBAŞKANI
Hafta sonu Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan Akçaabat’a gelerek kendi partisinin gençliğiyle bir söyleşi programına katıldı.
Zat-ı alillerine Akçaabat’a gelmelerinden dolayıp teşekkür ederim
Zira Akçaabat’ta 24 saatin içinde neler yapılabileceğinin, ne şekilde çalışma olursa başarılabileceğinin apaçık bir örneğini sergiletmiştir. Yılarca ağaçları budayın diye yalvar yakar olan esnafın sesini sanırım Ankara’dan duymuş olacak ki talimat vermiş ve ağaçlar bir hizaya gelmiştir.
En büyük sorun olan sağa sola parklardan -ki bu ilçenin en büyük felaketidir- kimse yol yürüyemez ve doğru düzgün yer bulamazken ne olduysa birden kamu kurumlarının arabası da personeli de Akçaabat’ı temizleye yetti de artı bile.
Vay anasına dedirten cümleleri kurdurttu bana. Mesela yıkılan hastanenin arazisini küçük dokunuşlarla temizlemek mümkünmüş de haberimiz olmamış demek ki. Sayın Cumhurbaşkanı gelince asfaltta geldi. 5 adet makine da ordaydı. Asfalt altı malzeme de döküldü silindir de bulundu. Demek ki istenince oluyormuş.
Akçaabat şehir merkezinde Sayın Cumhurbaşkanını karşılayacağız diye seferber edilen o araçlar hâlâ yolu açılmamış mahallelerin yolların açsaydı daha da isabetli olurdu.
Taraftarlık değil ama Akçaabat’ın bir aydır açılmayan yayla yolunu meclis gündemine getirip ses çıkarmayan meclis üyelerinin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu dert etmelerini de hâlâ anlamış değilim. Yoksa burayı da mı İstanbul’a bağladılar?
Tamam bir Akçaabatlı Belediye Başkanı var İstanbul’un ama buranın da bir idaresi var canım!
Cumartesi günü Aydın Eczanesi’ne uğradım. Eczacı Emre Bulut kardeşimle uzun yılar hukukumuz vardır. Bezmi Alem Vakıf Üniversitesi’ndeki önlük giyme törenine de bizzat katılmıştım. Oturmasını kalkmasını bilen, ağırbaşlı, eli açık, temiz bir delikanlıdır. Ayrıca Tütünspor Kulübü’nde sağlık alanıyla ilgili birimin başında görev yapmaktadır.
Eli kalem tutan bir de şair yönü vardır kardeşimin. Bu kadar övgüyle bahsettiğim kardeşimin dükkânına uğradım. Gözü kapıdaydı. “Sorun mu var” dedim, bir şey demedi lakin bir polis aracı araçları anons etmeye başladı. “Nedir?” dedim, “Yolları kesmişler” dedi. “Neden?” dedim, “Pazar günü akşamı Cumhurbaşkanı burada olacak.” dedi.
“Eeee...” dedim, “E’si bu kadar abi” dedi. “Nöbetçi eczaneyiz. Eczaneye ulaşacak yollar kesik maalesef” dedi.
Bir şeyler yapıyorsunuz lakin bir de bunun sonun nereye gittiğini neden hesap etmezsiniz kardeşlerim? Hastası olan bu ve benzeri yerlerden nasıl alışveriş yapacak? Nasıl olacak? Sor da dur
Hâsılı kelam bir Cumhurbaşkanı geldi geçti Trabzon’dan...
Birde çok enteresan olay oldu. Trabzon’da bir çocuk sahneye alınmış ve ana muhalefet liderine “hain” demiş.
Normal bence, çok normal.
Selam verdiğimiz insanlara masadan kalkar kalkmaz arkasından hain kelimesini rahatça kullandığımız bir dönem daha gelmedi ki, bu çocuğun yaptığını ayıp görelim.
Selam sabah ettiklerimizi, siyasi kimlikleri farklı diye olmadık yalan ve iftiralarla yok etmeye çalıştığımız komşularımızı göz önünde aldığımızda bu 10 yaşındaki çocuğun yaptıklarını normal görüyorum.
Siyasal İslam’ın kindar nesil yetiştirme projesi başarı sağlamıştır.
Müslümanların ağırına gidiyor bu durum sadece. O kadar.
Kalın sağlıcakla...