Abbas YOLCU

Tarih: 14.05.2019 09:33

AĞANIN İTİBARI

Facebook Twitter Linked-in

AĞANIN İTİBARI

‘Aile çöküyor... Boşanmalar ürpertici boyutlara ulaştı!’

‘Boşanma olgusunun en ürpertici yanı, yaklaşık son on yıldan bu yana özellikle islâmî / muhafazakâr ailelerde boşanma oranlarında büyük patlama yaşanıyor olması!’

‘Dünyada ailenin en güçlü olduğu bir toplumda böyle bir yıkımın yaşanıyor olması, alarm zillerinin çalıyor olması için kâfî değil mi?’ diye feryâd u figân eylemişsin.

Ne denilebilir ki efendimiz?

Bir zamanlar, orta doğu memleketlerinin birinde yaşamış olan dinsiz, imansız ve kitapsız olduğu söylenen bir yazarın ifâdesiyle ‘Evet doğru söylemişsin / Biz de senin tezindeyiz...’ Abuzittin.

Aile, çöktü çökecek. İstatistiklere bakılırsa boşanma sayısı evlenme sayısını aşağı yukarı yakaladı. Az gelişmiş ve gelişmesi asla mümkün olmayan bir topluluk için çalıyor çanlar…

Ama sizi yöre ağzıyla söylemek gerekirse:”N’idek baba?’

Senin yol arkadaşların veya ‘gomünüslerin’ deyişi ile yoldaşlarınla birlikte arz üzerinden zulmün ref’i ile def’ine arkasından adaletin ikame edilmesine azm ederek hazların etrafında çöreklenen sizlerdiniz.

Belki sen, biraz saflığından olsa gerek, yoldaşlarının başına çöreklendiği hazlardan uzak durdun. Düzgün ve dürüst olmaya çalıştın. Çalıştın ama çalmadın…

Olabilir.

Ancak, yoldaşların mal bulmuş mağribî gibi, hazlara ve nimetlere saldırarak kavillerini göz ardı ettiler. Ama hâlâ doymadılar. Doyacak gibi de görünmüyorlar.

Abuzittin!

Kitap dedi ki:’Kime yazıyorsun bu mektubu?’

Yani kitap, sana diyor ki: Senin haykırışlarını duyan yok, Abuzittin. Boşuna bağırıyorsun. 

Geçtiğin yoldan daha evvel geçip gidenler, beraberce yola çıktığın yol arkadaşlarının ne kadar kemiksiz, ne kadar ilkesiz, ne kadar puşt olduklarını anladıkları için üzerinde yaşadıkları topraklarda dünden bugüne hiç bir şeyin değişmediğini, değişmeyeceğini  fark etmişlerdi çoktan beridir..

Ve bu hususta kitap der ki:’Bu gaileyi ibret aynasında seyredemezsin. Devran, aynanı çoktan parçaladı’, Abuzittin.

Yanında ve yakınında bulunan kimselere bir bakıver.

Ne görüyorsun?

Yağan yağmurda beraber ıslandığınız yoldaşlarının çok mu umûrunda ‘mâzîyi istikbâle bağlayacak bir köprü kurmak’ çabası?

Onlar, akredite olmanın mutluluğu ile efendilerinin her buyruğuna amâde bir duruşla göklerde uçuyor, plazalarda kendilerine tahsis edilmiş ofislerinde geçmiş yıllarda yaşadıkları maddî imkânsızlıkların acısını çıkarıyorlar.

Ve haykırışlarına devam ederek buyurmuşsun ki:

‘ …Ailenin çöküşünde, kentsel dönüşüm denen rantçılığın tavan yapmasına yol açan çarpık yerel yönetimler anlayışının ve şehirlerimizi betonlaşmış canavarlara dönüştüren dikey mimari nobranlığının da çok belirleyici roller oynadığını sadece hatırlatmakla yetineyim burada. Çöken şehirlerimizle çatırdayan aile yapımız arasında birebir ilişkiler var çünkü… ‘

Aile mi çöküyor?

Genç neslin mi ayaklarının altından toprak kayıyor?

Onlar, adâleti te’min edeceklerdi, Abuzittin. Onlara söyle…

Onlar, zulmü arz üzerinden def’ ve ref’ edeceklerdi. Onlara söyle.

Çarpık yerel yönetimlerin yönetim kademelerinde bulunanlara söyle.

Dindar olmakla ahlâk dışılığı bir arada yürütebilmeyi becermiş şark kurnazlarına söyle.

Onlara söylemeyeceksen yahut söyleyemeyeceksen, iki kuruş ekmek parası kazandığın için kapılarında kulluk etmeye râzı geleceksen mahallî deyimi ile ‘boşuna mızganma’ Abuzittin. Gürültü etme.   

Çok iyi bildiğini ve anladığını ifâde ettiğin sinemadan, sinema san’atından bahis aç. Film senaryoları üzerine felsefî açılımlarda bulun. Sinema ile sosyolojinin ilkeleri arasında her hangi bir bağın olup olmadığı hakkında fikirlerini beyân et…

Meselâ ağasının yüzdüğü havuza işeyen marabayı gören ağanın ‘dur lo, ne’dirsen? çıkışına, ‘bu suyun esansı eksiktir ağam, itibarına gölge düşiy…’şeklinde karşılık veren marabanın bu ifâdesinin altında yatan ‘toplumsal gerçeklik’ nedir?

Yazdıkların bir işe ve birilerinin işine yarasın.

‘Haz ve hız dünyasında’ yoldaşlarından sana hayır yoktur.

Abuzittin...


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —