Huzur KORKMAZ TOPAL - Yaşam Koçu

Tarih: 24.06.2023 13:40

HAYATINIZ VE SİZ

Facebook Twitter Linked-in

GÖRDÜKLERİM

DUYDUKLARIM

Huzur KORKMAZ TOPAL

Yaşam Koçu

huzur06peri@gmail.com

 

İnsan bir kere doğar dünyaya, bir tek hakkı vardır dünyada yaşamak için ve bir tek dünya hayatı. Hayatını güzelleştirmek insanın kendi elindedir. Tercihlerini yaparken mutlu olmayı veya mutsuz olmayı kendisi seçer.

Öncelikle iyi tanımalı kendini insan; neleri sever, nelere kızar, nelerden nefret eder ve neler onu mutlu eder. Kendini iyi tanıyan insan, ne istediğini çok iyi bilir, istekleri doğrultusunda hedefler belirler ve bu hedeflere sırasıyla ulaşmak için çaba sarf eder. 

Böyle insanlar çoğunlukla mücadeleci bir ruha sahiptir. Mücadele hayatın içinde olmazsa olmazdır. Ama mücadele deyince öyle kavga dövüş, harala gürele bir hayat düşünmeyin. Kararlı, ne istediğini bilen, istediği şeye nasıl ulaşması gerektiğini planlayan, hedefine ulaşmak için hiç kimseyi ezmeyen, hak yemeyen, hakkını yedirtmeyen, hedefine ulaştıktan sonra da hedefin hakkını veren bir mücadeleden bahsediyorum.

Hayatı bir yolculuk ve mücadeleyi de bu yolculukta olmazsa olmazlarımız olarak düşünelim. Bu yolculukta bir sürü yol arkadaşımız olacak. Bu yol arkadaşlarımız bize hem destek hem de köstek olacaklar ve bu hayatımıza aldığımız arkadaşlar bizim ne olacağımız konusunda bizlere fikir verecekler.

Güzel insanlar olsun hayatınızda; bencil olmayan, sizi kırmayan, özür dilemesini bilen, görünüşte değil de gönülden seven. Hoşgörülü insanlar olsun hayatınızda, sizi olduğunuz gibi kabul eden, seven ve sayan insanlar.

Bir de şunu söylemek isterim ki, hayatınız sizin ve kimse bu hayatı nasıl yaşayacağınıza karışamaz. Siz hissettiğiniz gibi yaşayın hayatınızı. Kimseye iyi görünmek zorunda değilsiniz, kimseyi onaylamak durumunda da değilsiniz hatta hiç kimsenin onayına da ihtiyacınız yok.

Siz kendi değerinizi öğrenin, doğru bilinen yolda hayatınızı yaşayın. 

Bu hayatı yaşarken yalnız olmadığınızı da unutmayın. Dünyaya geldiğiniz andan itibaren kurulu bir düzenin içine açılıyor gözleriniz: Anneniz, babanız, büyükanneleriniz ve büyükbabalarınız, halalar-amcalar, dayılar-teyzeler... Bir akraba silsilesinin içerisine doğuyorsunuz. Bu dünya siz gelmeden önce de vardı ve bir dizi kural ve kanunlarla çalışıyordu. Bunu asla unutmayın. 

Toplumsal kurallara uyum sağlayan, çalışkan, dürüst, hoşgörülü ve saygılı insanlara her zaman ihtiyaç vardır bu dünyada. Kendimizi yetiştirebiliriz.

Sadece toplumun içerisinde kabul görmek için değil tabi ki, fakat toplum içerisinde yaşıyorsak, toplumsal kurallara da uymak zorundayız.

Toplumsal kurallar demişken sizlere çok hoş durmayan bir kural ihlalinden bahsetmek istiyorum. Topluma açık yerlerde yüksek sesle konuşmak.  Aslında yaşadığımız coğrafya nedeniyle yüksek sesle konuşmak oldukça normalleşmiş gibi bir şey. Hatta ben farkında olmadan öyle yüksek sesle konuşuyorum ki, eşim İsmail Topal (kendisine teşekkürü bir borç bilirim) beni sık sık uyarmak zorunda kalıyor. Ben de hiç memnun değilim bu durumdan ama bir türlü de ne yapacağımı bilemiyorum.

 Son zamanlarda aldığım eğitimlerde şunu da öğrendim ki, kişi bir kural hatası yaparsa onu anında uyarmak gerekiyormuş. Hatta peş peşe yapılan hatalara peş peşe uyarıda bulunmak gerekiyormuş. Beynimiz öyle muhteşem ve garip bir organ ki, bu peş peşe uyarıları hafızaya alıyor ve her yaptığımızda bizi aynı duyguya sokarak yanlış yaptığımız hareketi daha çabuk düzeltmemizi sağlıyormuş.

Hatasız kul olmaz, hatanın neresinden dönersek kardır. Öyleyse toplum içerisinde telefonla veya yanımızdaki kişiyle konuşurken ses tonumuza dikkat etmeliyiz, başkalarını rahatsız etmeden konuşmalıyız. Bu da beynimize bir uyarı olsun.

Hoşça kalın, sağlık ve sevgiyle kalın.


 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —