Abbas YOLCU

Tarih: 25.09.2018 11:39

“GÖZÜNAYDIN, GÜNAYDIN”

Facebook Twitter Linked-in

KIRK AMBAR

Abbas Yolcu

ayenihaber@hotmail.com

 

 “GÖZÜNAYDIN, GÜNAYDIN”

Giyindiği yaka düğmesi ilikli gömleği ile senelerden beri yazı yazdığı çeşitli mevkûtelerde ve en son düşüncelerini beyan buyurduğu dindar ve kindar gazete müsveddesinde bir takım sosyal sıkıntılardan bahsetmeye başladığı görülüyor.

Son zamanlarda içinde yaşadığı topluluğun gidişatının hayra yorumlanamayacağı kanaatini eskilerin deyimiyle serdediyor. Ve bundan dolayı duyduğu üzüntülerini beyan buyuruyor, yaka düğmesi ilikli beyaz gömlek giymiş arkadaş.

Mesela, diyor ki arkadaş:

“…Hemen söyleyeyim, bu siyaset, bu hukuk, bu eğitim düzeni, bu piyasa aileyi tehdit ediyor. Bu din algısı da aileyi güçlendirmiyor. Bakın aile deyince, bu çatı altında dede-nine de vardır. Bu dede ve ninenin diğer adı kayınpeder, kaynanadır. Bu konuda bir çözümünüz var mı?”

Vah vah...

Yine bu arkadaşın beyan buyurduklarına bakılırsa “aile, cemiyetin temel taşı imiş. Onun sağlıklı ve sağlam olması gerekiyormuş. Aile kaybedilirse geriye kazanılacak fazla bir şey kalmazmış. Topluluktaki ahlâkî çözülmenin arkasında büyük ölçüde aile zafiyeti varmış. Aileler dağılıyormuş. Gençler geç evleniyor, erken boşanıyor ve çocuk yapmıyorlarmış...”

Yaa...

Doğru söze ne denir?

Böyle muazzam ve mükemmel tesbitleri yaparak, ahali için bir nev’i beşirden daha çok nezîr vazifesini ifâya çalışan “âkil insan”ı tebcîl ve takdîr etmek gerekiyor.

Nitekim onun anlattıklarını içinde yaşadığı toplulukta fark edebilecek çapta bir ehl-i vukuf bulunmuyor. Haliyle yığınların bir felâkete sürüklenmekte olduğunu, etiyle kemiğiyle bütün bir kafilenin uçuruma koştuğunu görüp, “ellerini makas gibi açarak, durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak” misilli haykıran hem dindar, hem vatansever, hem zekî, hem çevik hem âkil zâtı önemsemek insanların boynuna bir borç oluyor.

Yakası ilikli beyaz gömlek giyen arkadaş, sadece durum tesbiti yapmakla kalmayıp,  bu vahim mes’eleye yeni deyimi ile  “çözüm önerileri” de getiriyor. Ve mealen diyor ki:

“Devletin bu kötü gidişe el atması, dur demesi gerekir. Onun için bir takım nezâretler lağvedilip, yeni bir nezaret kurulabilir. Bu nezaret, sağlıklı bir ailenin kurulup, devam ettirilmesi için gerekli tedbirleri alır.”

Böyle mükemmel bir çözüm önerisi karşısında dillerin lâl olması, nutkun tutulması icâbediyor.

Ve sözünü seneler önce beraber yola çıktıkları, yağan yağmurlarda beraber ıslandıkları,”kıvançta ve tasada, denizde, karada, havada beraber cihad ettikleri yoldaşlarına getirip, onlara şairin bahsettiği  “sihâm-ı kazâ”sını gönderiyor.

Bu sitemleriyle papazın özel bölmesine girerek işlediği günahı veya günahları itiraf eden bir kul hüviyetine bürünüyor. Yani günah çıkarmaya çalışıyor.

Yakası ilikli beyaz gömlek giymiş dünün bu kalem mücâhidi, orta doğuluların iflah olmaz bir meta hırsına kapıldıklarını, batı adamının onların ellerine tutuşturdukları oyuncakların karşılığında zihinlerine tecavüz ettiklerini sanki yeni yeni fark etmiş bir tavır takınıyor.

Halbuki o, bugün yapmaya başladığı itiraz ve sitemlerini ayak takımının, sürünün, mevâşînin karnın doyurup, sırtını giydirmek sûretiyle popülizm yapanlara, şark kurnazlarına, şeytanla anlaşma imzaladıktan sonra o yığınların karşısına çıkıp dindarlık taslayanlara seneler önce söylemeliydi.

“Haz ve hızın” girdabına düşürülmüş yığınlardan bugün için sağlıklı aileler ile sağlıklı nesillerin çıkmasını beklemek olacak iş değildi.

Şimdi, adama şarkı sözünde olduğu gibi derler ki:

“Ağlasan da faydası yok, sevsen de zamanı geçti.”

Yakası ilikli beyaz gömlek giyen arkadaş, bir miktar boş konuşuyor yani.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —