Abbas YOLCU

Tarih: 28.08.2018 16:05

ŞEHRİ ANLAMAK

Facebook Twitter Linked-in

DEMLİ ÇAY

Yusuf HOCAOĞLU

hocaogluyusuf@hotmail.com

 

ŞEHRİ ANLAMAK

 

- Paris güzel bir salon, Londra güzel bir park, Berlin güzel bir kışla ama İstanbul güzel bir şehir. Zülfü Livaneli

Yaşadığımız şehri anlamak için o şehri oluşturan temel bileşenleri anlamak ve bütünü algılamak gerekir. Şehir, kimi tasarımcılara göre beş temel, kimilerine göre daha fazla bileşenlerden oluşan bir mekanlar bütünüdür. Görünüşü ne olursa olsun, şehirleri anlamak insanı anlamak, insanı anlamak ise medeniyeti anlamak ile alakalı bir kavramdır.

Küçükten büyüğe düşünürsek her hangi bir tabloda nasıl sanat varsa yada bir mimari eserde nasıl estetik icra edilmiş ise, şehirde tasarlanırken aynı sanatsal argümanların ve estetik kaygıların ön planda olması gerekir.

Bir şehri anlamak, tarihi de anlamaktır. Çünkü şehirler tarihi süreçler içinde doğarlar, büyürler, gelişirler. Şehre bakan tarihe bakar. Tarihe bakan, o şehrin kültürel, sosyal ve ekonomik her yönüne bakar. Şehirleri tasarlayanların ve yönetenlerin o şehirle ilgili tarihsel bir bilince sahip olması gerekir.

***

Bir şehir önce yönetilir sonra tasarlanır. Daha yaşanabilir şehirlerin en dip kodlarını incelendiğinde iyi yönetilip, tasarlandığı bilinir. Tarihi derin, güçlü medeniyetlerin şehirlerine baktığımızda en güzide şehirlerin bu şehirler olduğunu görürüz. Çünkü temelinde düşünmek vardır. Düşünen üretir, üreten gelişir. Bir şehir ne kadar güzel ise, o şehir de felsefede bir o kadar gelişmiştir. Bu durum Yunanda felsefe, Osmanlıda irfan, Selçukluda ilim-bilimdir. Bunların hepsi birdir, hepsi düşünmektir.

***

Bu bağlamda biraz düşünmek gerekirse; Gelişen Türkiye gözümüzün önündedir. Yeni dünya düzeninde güçlü bir Türkiye ve köklü bir medeniyet için önümüzdeki süreçte bir önemli adım daha milletçe hep birlikte atacağız. Yerelde şehirlerimizi yönetecek olanları seçeceğiz. Dünyanın en güzel, memleketimizin göz bebeği illerine, ilçelerine bizleri yönetsin, tasarlasın ve geliştirsin diye yöneticilerimizi seçeceğiz. Umarım tarihi bir şuura sahip, liyakat sahibi, işin ehli, bu konuyla ilgili ehliyet ve ruhsat sahibi yöneticileri seçeriz.

 ***

Son tahlilde tam kelimelerin gölgesinde kalan yarım kelimeler;

- Düşünmek, demlenmek. –Harekete geçmek, üretmek…

- Kaptanı usta olmayan gemiye, her rüzgâr kötüdür. (George Herber)

***

Selam ve muhabbetle…


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —