KÖŞE BUCAK
Mehmet Salih KÖSE
Eğitim Uzmanı
HATIRLATMA
Yine cicim ayları geldi. Pardon seçim ayları demek istedim. Sözler, laflar, ikna çalışmaları ve şarkılar... Ha bir de unutmadan boğazlara asılan atkılar. Her kentte ayrı bir renk, ayrı bir spor kulübü... Hiç kimse de sormuyor bir konuşmacı birden çok takımın taraftarı nasıl olur ki? Bu konuda; biz aldanan mı oluyoruz, yoksa aldatan mı? Yılların değişmezklasiği... Her söz pırıl pırıl ve parlak. Her insan öpülesi can ve candan. Her hatip, her konuşmacı çok bilen az aldatan sanki. Süslü alanlar, bayraklar, amigolar, şakşakçılar, gaz verenler, ümit dağıtanlar. Herkes bir papatya, her yüz bir gül, her insan muhterem, her el öpülesi... Sahada dinleyenler başka alem. Bilmeden, düşünmeden yorumlar, atmalar, tutmalar. Ara da sırada öğüt verenler; “sıkı tut ağzını, sır verme karına, kadın testi gibidir, bir yere çarpıp kırılmaya görsün, boşaltır hemen içindekileri.” Aman sıkı tut ağzını diyen zaten o anda söylemiştir içindekini. Bilmezler mi erkekler daha dedikoducu.
Neyse uzatmayalım dönelim asıl konumuza. Ülke bir seçim sathına girdi. Ne kadar da çok seçim oluyor bu memlekette... Her seçim cebimizden çıkan para... Gürültü, patırtı, kalp kırma, laf sokma, israf... Madem seçim süreci yaşıyoruz, ateş de bacayı sarmış, olaylara yerelden bakalım istedim.
Bizim taraftan ve bu kentten. Hasan Saka, Süleyman Fehmi Kalaycı, Halit Ağanoğlu, Osman Nuri Lermioğlu, Ali Şakir Ağanoğlu, Mehmet Aslantürk, Hüseyin Kadri Eyüpoğlu, Kemal Cevher, Hayrettin Gurbetli, Göksel Kalaycıoğlu, Ali Kemal Başaran, Mustafa Cumur, Ahmet İhsan Birincioğlu geldi geçti. Şimdi sahnede Adnan Günnar var. Üçüncü dönem için sahaya iniyor şimdi. Adnan Günnar ile beraber, Osman Akbulut ve Nihat Birinci de hemşerimiz olarak sahalarda. Onlar da bu şeref listesine girme peşindeler. Kendilerine bol şanslar peşinen dileyerek söylemek istediklerimizi buradan seslendirelim. Ya da bu kentin beklentilerini hatırlatalım istedik. Alırlar almazlar, çözerler çözemezler onu bilemeyiz. Ama bunları sorun olarak gördüğümüzü belirtmek bir nevi görevimiz. Bu arada bir bayan adayımız var. Onu neden yazmadın diye bir soru gelir aklınıza. Açıklıyayım. Özgeçmişini okudum; şöyle bir cümle gördüm biraz bozuldum. “Aslen Akçaabatlıyım ama doğup büyüdüğüm yer Trabzon” sözü biraz incitti beni bir Akçaabatlı olarak. Ama hadi O’nu da alayım listeme. Sayın Bahar Ayvazoğlu. Hoş geldin aramıza, sana da şans, sana da başarı Akçaabat adına. Ama çekinme, içten söyle “Ben Akçaabatlıyım” diye. Benim bir sözüm vardı. “Her Akçaabatlı ayrı bir değerdir.” Biz sizi de görmek isteriz bu değerlerimiz arasında.
Ben diyorum ki yaşanacak bir milyon hayatım olsaydı, bir milyon da ölümüm hep bu topraklarda olmak isterdim. Yani Akçaabat’ta. Yoksul da olsam, eski de olsa evim, açsam, çıplaksam yine de bu toprağın insanıyla yaşamak isterim, sorunlarına çare bulmak isterdim. Bizim aşkımız biraz yerel böyle, memleket meselelerini büyükler çözsün artık. Bu anlayış yukarıda saydığım seçilmişlerde de olmuştur elbet. Kiminde çok, kiminde az. Ölenler varsa eserleriyle anılırlar şimdi. Mesela yakın bir zamanda hasta olup Ankara’ya hasta gidenlerin bakardın başında Ali Kemal Başaran. Yatırım denilince, Mustafa Cumur. İkinci Üniversite Adnan Günnar. Böyle olmalı ki bu kent sizleri unutmamalı. Hatta başka illerde de vekillerimiz olmalı. Bilhassa İstanbul’da, İzmir’de, Ankara’da. Mesela Sayın Süleyman Soylu İstanbul’dan aday oldu diye Trabzon’u unutur mu? Akçaabatlı vekil adayların arkasında durmalıyız, bunu söylerim. İster iktidar olsun, isterse muhalefet. Onlar bu toprağın çiçekleri, havası, suyu olmalı bence. Hatta bu dönemde Akçaabatlı birisi Bakan yapılmalı.
Gelelim ilçemizin sorunlarına. Genel sorunumuz gençlerin işsizliği, istihdam alanlarının ilçeye kazandırılması gerekliliği. Ana sorun “Güney Çevre Yolu”. Bu kentin, olmazsa olmazı... İvedilik isteyen bir konu... Hem kenti güneye açmak adına, hem de trafiği rahatlatmak, kentin doğal güzelliğini korumak için. Yoksa kent içinden geçirilecek genişletilmiş yol bu kent için bir felaket olur. Yeşil gider, ağaçlar gider. Hepsinden önemlisi sel felaketi ile karşı karşıya kalır bu kent.
Bir başka sorun Trabzon -Akçaabat arası raylı sistem. Hatta daha da batıya doğru... Mersin’den Yıldızlı’ya kadar olan sahilin düzenlenmesi… Turizm için, insanımız ve çocuklarımız için. Belki de bir yerde yat limanı veya marina. Akçakale restorasyonu, belli yerlerde kentsel dönüşüm. Bölge tarihi ve kültür turizmi için açılmalı. Karadeniz’de stadyumu olmayan, kapalı spor salonu olmayan tek kent, Akçaabat... TOKİ stadımızı alırken bir şey yapmalı bu kente. Dere Mahallesi’nde spor vadisi projesi ve kapalı spor salonu, stadyum şart. Ayrıca köklü bir spor kulübü Akçaabat Belediyesi bünyesinde kurulmalı. Örnek Fatsa, Ünye, Erzurum, Ordu. Kongre merkezi, yüzme havuzu, halk eğitim binası, mesleki eğitim binası, Söğütlü ve Yıldızlı’ya hitap edecek bir Anadolu Lisesi, bir bilim ve teknoloji lisesi. Akçakale veya Mersin’de Denizcilik Meslek Lisesi, Kent Müzesi, Öğretmenevi, Kent Ormanı. Sahilde dolgu alanına “Millet Bahçesi”. Galanima Vadisi’nde sağlı ve sollu bahçelere yazın su verecek, Doğanköy’de “Sulama Barajı”. Yeni kurulacak Üniversite için arsa kamulaştırılması ve bina yapılmasına geçilmesi. Hıdırnebi Yaylası’na giden en kısa yol olan Kaleönü Mahallesi’nden yol güzergâhı yapılması. Böylece Orta Mahalle’yi de içine alan bir turizm vadisinin oluşturulması. Akçaabat’a modern bir pazar yapılması, sebze, çilek, zeytin, kivi yetiştiricileri için soğuk hava deposunun kurulması, kayıkçı barınaklarının modern hale getirilmesi, bilhassa Akçaabat Barınağı’nda çirkin kayıkçı kulübelerinin yeniden yapılması. Akçaabat köftesine, yağına patent alınması ve korunması, yerli hayvancılığın desteklenmesi için yoksul ailelere büyük baş hayvan bakmaları için, sosyal yardımlaşma vakfı aracılığıyla ahır yapılarak zimmetle inek verilmesi. Akçaabat eğitiminin kalitesini yükseltmek için liyakatli ve kariyerli öğretmenlerin sendikasına bakılmaksızın değerlendirilmesi. Başarılı eğitim yöneticilerinin önünün açılması. Sanayi yatırımları için ilçeye yatırımcı çekme çalışmalarının başlatılması. Çikolata fabrikaları, sunta-levha fabrikaları, hayvan ürünleri fabrikaları gibi... Kente, modern bir mezbaha yapılması, Orta Mahalle’nin eski evlerinin TOKİ tarafından aslına uygun restorasyonu yapılması veya düşük faizli onarım kredisi verilmesi. Karadağ’da Kayak Merkezi kurulması... Kış turizmine önem verilmesi. Doğal gazın bir an önce ilçeye gelmesinin sağlanması. Trabzon Akçaabat arasında bisiklet ve yürüyüş yolu yapılması... Bisiklete insanlar özendirilerek trafiğin azaltılması. Atıl duran okul binalarının arsalarıyla birlikte satılarak gelirleriyle eğitim binalarının yapılması. Şehir merkezinde elektrik tellerinin yer altına alınması. Terminal binası ile hal binasının şehrin uygun yerlerine yapılması, sahilden çıkarılması. Kente en az bin araçlık iki adet kapalı otopark yapılması. Akçaabat İskelesi’nin büyütülmesi ve Karayolları asfalt kazanlarının kaldırılarak bu alanın bahçe yapılması. Kentte konservatuar kurulması. Meslek Yüksek Okulu’nun bulunduğu binaya Hukuk Fakültesi’nin gelmesi. Üniversiteye atanacak kurucu rektörün Akçaabatlı olması. Başarılı Akçaabatlı bürokratların önünün açılması... Mahallelerin yol, su gibi alt yapı sorunlarının en kısa zamanda çözülmesi. Şehir içindeki demirci, kalaycı, marangoz, bakırcı gibi işler yapanlara bir küçük sanayi sitesi kurularak şehrin içerisinden çıkarılması. Yaylaların ve ormanların korunması, turizme açılması. Seçilecek olan Akçaabatlı vekiller kim olursa olsun ilçe içinde mutlaka bir tanıtım ve sorun dinleme bürosu kurması, danışmanlarını Akçaabatlılardan seçmesi. Kent dışındaki Akçaabatlıların bir araya gelmeleri için örgütlenmelerine yardımcı olunması. Akçaabatlı işadamlarına ulaşarak Akçaabat’a yatırım yapmalarının sağlanması. Üniversitelerde görev yapan tüm Akçaabatlı akademisyenleri bir birlik arasında toplayarak Ar-Ge çalışmaları için kendilerinden yararlanılması. Örnek fıstık çamı yetiştiriciliği, zeytincilik, defne yaprağı yetiştiriciliği, tahta oymacılık, taş oymacılık gibi.
Uzun oldu istekler biliyorum ama güney çevre yolu, doğal gaz ve raylı sistem, kıyı düzenlemelerini öncelik olarak alıyorum. Bu alanda sahaya çıkan tüm Akçaabatlı vekil adaylarına başarılar diliyorum. Ama asıl önemli gördüğüm Vekilimiz Adnan Günnar’a çok sorumluluk ve çok görev düştüğünü de fark ediyorum. Bu şehirle iç içe olmalı daha çok gayret göstermeli. Çünkü artık daha tecrübeli oldu, işleri öğrendi gibi geliyor bana, ayrıca sıralaması seçileceği bir yerde.
Gönül ister ki bu dönem üç Akçaabatlı olsun mecliste. Bundan gurur duyarız elbette. Bakalım zaman ne gösterir. “Mevla’m neylerse güzel eyler”, diyerek hayırlı Ramazanlar ve başarılar Akçaabatlı adaylara.
Siz seçmenlere de bir sözüm var. Ne olur gönül kırmayın. Yaşamak sevmektir unutmayın. Sevginizde herkese yer verininiz, farklılıklara da açık olunuz. Her insanın yaşam felsefesi ayrı ayrı olabilir bu doğal. Ama tek sevdamız olmalı. Onun adı da Akçaabat. İnsanları bize yaptıkları iyiliklerden çok bizim onlara yaptığımız iyilikler için sevmeliyiz. Bu sevginin ortak adı “Akçaabat Aşkı” olmalı. Geleceğimizle ilgilenmeliyiz. Çünkü ömrümüzün kalan kısmı gelecekte geçecektir. İşte bu nedenle şimdi sahada olan bizim insanımıza sesleniyoruz. Çiçek ekin yollarımıza, hizmet üretin. Sevgi sunun, iş bulun, alan açın gençlere. Eşimizi bulur, aşımızı biz yaparız. Her zaman “Akçaabat” adını gururla taşımanızı sizlerden bekliyoruz. Güzel işlere imza atın bu kent adına. Bu kent sizi unutmasın. Başarılar bu kent için yola çıkan herkese.