Mehmet Salih KÖSE

Tarih: 06.03.2018 13:36

SİZ NERELERDEYDİNİZ BEYLER?..

Facebook Twitter Linked-in

KÖŞE BUCAK

Mehmet Salih KÖSE

Eğitim Uzmanı

 

SİZ NERELERDEYDİNİZ BEYLER?..

Tarih yazacak.

Bir zamanlar bir şehir vardı. Adı Akçaabat. Girişinde ve çıkışında “Kültür, sanat, spor şehri” yazardı.

Evet, bu şehirde çok eskiden beri sanat vardı. Hatta bir büyüğün söylemiyle her metre karesine bir sanatçı düşerdi.

İşte bu nedenle bu şehirde, Güzel Sanatlar Fakültesi, Güzel Sanatlar Lisesi, Eğitim Fakültesi kuruldu.

Zaman içinde bu kentte bu işler çok yoğundu. Herkes sanata ve sanatçıya saygı duyardı. Etkinliklerine katılırdı. Salonlar dolup taşardı, yer bulamayanlar üzülürdü.

Zaman geldi güneş soldu. Toprak gitti, sokak soğudu.

Bakıyorum bilhassa Akçaabat Belediyesi hâlâ yeşertiyor o güzellikleri. Yaşatıyor ve yaşatmaya çalışıyor. Akçaabat Belediye Tiyatrosu var. Halk Oyunları Ekipleri var. Türk Sanat Musikisi ve Türk Halk Musikisi Topluluğu var. En son Çok Sesli Koro kurmuş; yakında karşımıza çıkacak. Galerilerde resim sergileri açıyor, fotoğraf sergileri düzenliyor. Konferanslar verdirtiyor, paneller yapıyor. Bilimsel toplantılar düzenliyor. Hayat damarları kurumasın diye sanatı canlı tutuyor. Geçmişte yaşayan kültür kuşaktan kuşağa geçsin diye çaba sarf ediyor. Bu topraktan o kadar güzel sanatçılar çıkıyor ki solgun pencerelerin çiçeği, karanlık gecelerin gündüzü oluyorlar.

Ben sokaklardayım. Sokaklarda düşünülen ve konuşulan sadece kişisel çıkar, menfaat. Yani kısaca ya kat veya yat. Eleştiriler bunlar üzerine. Toplumcu düşünce yok. Kentsel sevgi ölmüş. Kimse düşünmüyor geçmişi ve gelecek için proje üreten yok. Ya siyasi düşüncelerinin esiri olmuş veya bireysel çıkarlarının takipçisi.

Uyumsuzluk başlamış kentle. Geceleri sahillerde esrar ve idrar kokusu, kan. Sahipsiz ve başsız çocuklar türedi sokaklarda elde tespih sallayan. Kadınlar ve genç kızlar korkar oldu yalnız dolaşmaktan.

Karanlık ve kötü günleri gören bilhassa yerel yönetim insanı öne çıkarmak istedi. Bunun için sanat dedi ve sanatsal etkinlikler düzenledi ve düzenliyor. Tersine dönmesin diye güzellikler bilhassa Belediye Kültür Müdürlüğü kendi elemanlarınca gece gündüz uğraş veriyor. Sanat adına, güzellikler adına, küçükler adına kıpırdanışlar var. Bunu gözlemliyoruz.

Benim üzüntüm başka yere. Zaten bireysel düşünenlerden bu kente hiç fayda yok. Onlar için sanatta çıkar yok. Kimi zaman ufacık kıvılcımlar umutlandırıyor bizleri. Ama bakıyorum bu kentin ileri gelenleri, isimlerinin başında unvan olanlara. Yoklar... Yoklar... Yoklar... Kimler mi? Kimine bürokrat deniyor, kimine siyasal parti, kimilerine sivil toplum örgütü, kimileri öğretmen, okul müdürü, muhtar, Belediye Meclis Üyesi... Yoksunuz. yoksunuz, yoksunuz. Birkaçınız hariç bu sanatsal etkinlikler içinde yoksunuz.

Mesela siz eğitimciler, müzik öğretmenleri, resim öğretmenleri, edebiyat ve Türkçe öğretmenleri; ne tiyatroda varsınız ne de bir sergide. Siz okul müdürleri birkaç öğrencinize izletemez misiniz bu tiyatroları? Ama şimdiden bahaneleriniz hazırdır, biliyorum; belki de zamanınız yok. Yok beyler öğretmenlik, eğitim yöneticiliği bu değil. Bu şehri sahiplenmemişseniz, bu şehir umurunuzda değilse bu şehirli olarak sormak isterim size: Siz kimlersiniz?

Bakın bu günlerde Akçaabat’ta Tiyatro Günleri var. Değişik şehirlerden geliyor bu şehre oyuncular ve yöneticiler. Sahneye çıkan her oyuncu şöyle düşünür: Bu kentte fakülteler var, Güzel Sanat Lisesi var, bu şehirde resmi kurumlar var, bankalar var, sivil toplum örgütleri var. Dernekler vakıflar var. Hani bu salonda bu adamlar? Mesela bir dekan, bir müdür, bir bankacı görmek istemez mi o salonda olanlar ve sahnede ter dökenler...

Ola ki bu günleri tarih yazar. Bir gölgeniz, bir resminiz olsun bu etkinliklerde. Unvanınız ne olursa olsun. Bu şehir eskiden böyle değildi bilesiniz? Hiçbir şey unutulmaz bu şehirde. Bu güzel etkinlikler yapılırken sizler neredeydiniz?  Sorma hakkımı kullanıyorum, kızsanız, darılsanız da...

Son söz Trabzon basınına... Trabzon’da veya diğer ilçelerde en küçük bir etkinliği abartarak verirken neden duyarsız kalırsınız bu ilçede yapılan bunca güzel etkinliklere?  Yoksa bir beklentiniz veya bu kentte karşı bir olumsuz tutumunuz mu var? Hâlbuki bu şehirde en çok sizlerin yerel gazeteniz satılır. Hatırlatalım dedik. Bilhassa sanatsal etkinlikler içinde sanatla uğraşanlar ve bu şehirde görev yapanlar, bu etkinliklere katılmadıklarından, gelen misafirlere ve dışa karşı bu şehri küçültmekteler, hatırlatalım dedik... Hiç değilse şu Tiyatro Günleri’nde Sayın Valimizi veya Kültüre Bakan Vali Yardımcımızı bir gece görmek isterdik. Ayrıca Büyük Şehir Kültür Müdürü olmalıydı bu gecelerde. Göremedik ve üzüldük...

Dünya Kadınlar Günü’nün tüm kadınlarımıza güzellik getirmesini ve kadına şiddetin dünya üzerinden silinmesini, kadın-erkek ayrımcılığının son bulmasını diler, günlerini kutlarım.  Kadınlarımızı da daha çok sanatsal etkinlikler içinde icracı ve izleyici olarak görmek isterim.  Sanatın daha da güçlenmesi dileğiyle...


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —