Abbas YOLCU

Tarih: 02.03.2018 13:42

HUCURÂT’TAKİ AHLAK MANİFESTOSU

Facebook Twitter Linked-in

AYRICA

DR. SELMAN DEMİRCİ

ahengerselman@hotmail.com

 

HUCURÂT’TAKİ AHLAK MANİFESTOSU

Hucurât Sûresi hicri 9. yılda yani Efendimizin göçüşüne çok az bir zaman kala inzal olmuş 18 ayetten oluşan bir sûre. Baştan sona mü’minleri ahlaki olarak inşa eden sarsıcı ayetlerle dolu bir sûre. Kısaca bu sureyi ele alalım bu yazımızda. Mü’min bir kimlik inşa ederken temel ahlak ilkeleri olarak sarılacağımız değerleri yeniden hatırlayalım.

“Allah ve resûlünün önüne geçmeyin” ayeti ile dine müteallik meselelerde kendi indi kanaatlerimizi Allah ve resulünün beyan ettiği ölçülerin, hükümlerin, emirlerin, tavsiyelerin önüne geçirmememiz gerekliliği anlatılmaktadır.

 “Seslerinizi peygamberin sesinden fazla yükseltmeyin... Farkında olmadan amelleriniz boşa gider” ayeti ile Resulullah’a karşı takınılması gereken bir edepten bahsetmektedir. Bu sağlığında zahiren kendisine karşı takınılması gereken tavrı ortaya koyuyorken bugün onun getirdiği insanlığa rehber olacak değerler yekûnuna karşı anı muameleyi göstermeyi ihtiva eder. Bu saygıyı göstermeyenleri Allah-u Teâlâ amellerin iptal olması gibi çok ağır bir sonuçla yüz yüze bırakmaktadır.

“Bir fâsık size haber getirecek olursa onu iyice tahkik edip araştırın. Yoksa bilmeyerek, birtakım kimselere karşı fenalık edip sonra yaptığınıza pişman olursunuz.” Sebebi nüzulda Allah resûlünün Velid İbn Ukbe adlı sahabîyi Beni Mustalik kabilesine zekât toplamak için gönderdiği, Velid ile onlar arasında daha önce bir kin mevcut bulunduğu, Kabîleye yaklaştığı zaman karşısına gelen atlıların kendi aleyhinde oldukları intibaına kapılıp korkarak geri döndüğü ve zekât vermediklerini söylediği anlatılmaktadır. Hz. Peygamber ordu toplayıp üzerlerine hücum edeceği sırada tespitin asılsız olduğu kendisine bildirildiği, durumu tahkik etmekle görevlendirdiği Hâlid bin Velîd'in, onların ezan okuyup cemaatla namaz kıldıklarını, hatta gece namazı bile kıldıklarını tespit etmesiyle zekâtlarını alarak döndüğü anlatılmaktadır. Fakihler her haberin değil, ama nebe' tarzında önemli haberlerin tahkik edilmesini şart görürler. Fâsık kelimesi burada, "çizgi dışına çıkmış, itaatsiz, emirleri yerine getirmeyen" anlamındadır.

“Eğer müminlerden iki topluluk birbirleriyle vuruşursa, onların aralarını bulun. Buna rağmen biri öbürüne saldırırsa, bu saldıran tarafla, Allah'ın emrine dönünceye kadar siz de vuruşun. Döndüğü takdirde aralarını hakkaniyetle düzeltin ve hep âdil olun, çünkü Allah âdil davrananları sever” ayeti bize müminlerin de aralarında anlaşmazlıklar olabileceği ve de bu anlaşmazlıklar bir birlerine karşı kılıç çekmek gibi istenmeyen bir vaziyete bürünebileceği anlaşılmaktadır. Akl-ı selim ile hareket eden, Allah’ın bu ayette beyan ettiği emre uyanların yapması gereken barışı tesis etmek için çaba göstermektir. Barış tesisi mümkün olmadığı durumda adaleti tesis etmek adına saldıran tarafla Allah’ın emrine dönünceye kadar vuruşmak da fitneyi ortadan kaldırmak için başvurulması gereken yoldur.

“Müminler sadece kardeştirler. O halde ihtilaf eden kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah'a karşı gelmekten sakının ki O'nun merhametine nail olasınız” ayetiyle tüm inananları kardeş ilan etmektedir. Bu kardeşlik hukukunu bir türlü tesis edemeyen bizler için bu ölçü çok büyük bir önem arz etmektedir. İslam âlemindeki bu dağınıklık ve parçalanmışlık göz önüne alındığında ayetin bizden istediği çizgiye ulaşmak için daha çok fırın ekmek yememiz gerekliliği aşikârdır.

“Ey iman edenler! Sizden hiçbir topluluk bir başka toplulukla alay etmesin. Ne mâlum? Belki alay edilenler edenlerden daha hayırlıdır… Birbirinize kötü lakaplar takmayın.” Ayetiyle alay etmek ve lakap takmak gibi ahlaki zaaflardan mü’minlerin uzak durması gerekliliğinden bahsedilmiştir. Güzel ahlak sahibi olmanın çerçevesi çizilmektedir.

“Ey iman edenler! Zandan çok sakının. Çünkü zanların bir kısmı günahtır. Birbirinizin gizli hallerini araştırmayın. Kiminiz kiminizi gıybet etmesin. Hiç sizden biriniz ölmüş kardeşinin cesedini dişlemekten hoşlanır mı? İşte bundan hemen tiksindiniz! “ ayeti kötü zan ve gıybetle ilgili çok çarpıcı bir uyarı içermektedir.

Burada tamamına değinemediğimiz çarpıcı ayetleriyle Hucurât Sûresi, yeni bir toplumun ahlak temelli inşası için önümüzde durmaktadır. Allah öğüt alabilenlerden kılsın.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —