AKÇAABAT LİSESİ’NİN KURULUŞU VE İLK MEZUNLARI
Bir zamanlar bu ilçede çok okul yoktu. İnsanlar okumak için köylerden gelirlerdi şehirlere. Şehirde de bugün olduğu gibi çok da ev yoktu. Var olanlar küçük ve eskiydi. Köyden gelen öğrenciler birkaç kişi birleşir eski küçük evlerin bir odasını kiralar ve oradan okula giderlerdi. Elektrik de yoktu mahallerin yüksek yerlerinde. Genelde burada kirada oturan çocuklar; ya “kara ışık” veya “camlı lamba” yakarlardı. Hatta şehrin yakınında kirada oturanlar, sokaktaki odun direklerde bulunan lambaların altında ders çalışırlardı.
Yoksulluk vardı. Köyden gelen çocuklar, köyden getirdikleri lahana yemeğini, mısır çorbasını, fasulye yemeğini bir hafta ısıtıp ısıtıp yerlerdi. Buzdolabı olmadığından yemekler ekşirdi. Çoğu öğrenci ekşi yemek yemiştir. Bir haftalık köy ekmeği kurur, öğrenciler sertleşen ekmeği sıcak suda ıslatır ve öyle yerlerdi.
O günlerde, cumartesi günü de eğitim yarım gün yapılırdı. Köyden gelen öğrenciler tahta çantalarını alır kamyonların veya köy minibüslerinin üzerlerinde oturarak köye giderlerdi.
Kısaca bir zamanlar bu kentte hayat zordu ve okumaksa çok zordu. Çünkü köylerde ortaokul, ilçede ise lise yoktu. Lise tahsilini yapmak isteyen Akçaabat’ın mahallerinde oturanlar öğrenciler Trabzon’a giderlerdi. Ya Trabzon Lisesi’ne ya Sanat Okulu’na ya Ticaret Lisesi’ne veya Öğretmen Lisesi’ne. Yatılı olarak İmama Hatip Okulu’na gidenler gidiş geliş yapmazlardı. Bazı köy çocukları sınavla Beşikdüzü Öğretmen Okulu’na veya diğer Öğretmen Okulları’na giderlerdi. O dönemde de bu sınavlarda şaibeler olurdu. Bilhassa Sağlık Kolejleri’ne girmek hayli zordu ve torpil mekanizması işliyordu.
Akçaabat’tan Trabzon’a giden öğrenciler ya Godik Sabri’nin veya Zot Turgut’un arabası ile gidiş geliş yaparlardı. Ayrıca Medet, Yusuf Ağa, Cemal Aga, Kâşif Sivri, Emice Mehmet öğrenci servisi yapan şoförlerdi. Ama en gırgır, şamatacı grup Zot Turgut’ta veya Godik Sabri’nin arabalarıyla yolculuk yapan öğrencilerdi.
O günün siyasetçilerinden en çok okul istenilmiştir. Bu nedenle Ahmet İhsan Birincioğlu’nun girişimleriyle Akçaabat Lisesi 1968-1969 yılında şimdiki Mevlüt Selami Yardım Ortaokulu’nun yerinde bulunan iki katlı binada açıldı. Akçaabatlılar bir nevi bayram yaptılar. Sabahtan aynı binada ortaokul öğrencileri, öğleden sonra ise lise öğrencileri eğitim öğretim yapardı. Ben de bu okulun ilk öğrencilerindenim. Bu okulun açılması Akçaabat’ta toplumsal hayata bir canlılık vermiştir. Birçok gencin, bilhassa da kızların okumasına vesile olmuştur.
Akçaabat Lisesi kurulduktan sonra hızlı bir şekilde Trabzon’daki okullarla bilgi, folklor sanat ve spor alanından rekabete girmiştir. Yeni bir okul olmasına karşın çok iddialı bir eğitim kadrosu kısa zamanda oluşmuştur. Hatırladığım kadarıyla liseler arası münazara yarışmasında birincilik, yine liseler arası orkestra yarışmasında Trabzon’da ve Karadeniz Bölgesi’nde birincilik, tiyatro yarışmasında birincilik alınmıştır.
Akçaabat Lisesi sporda da gayet başarılıdır. Hatta Trabzon Lisesi’ni futbolda zorladığından Akçaabat Lisesi’nde oynayan, Kadir Özcan ve Miktat Yavuz Trabzon Lisesi’ne nakil olarak gitmişlerdir. Bilhassa Trabzon Lisesi Beden Eğitimi Öğretmeni Hayri Gür böyle bir tarama yaparak iyi futbolcuları, gelecek vaat eden sporcuları Trabzon Lisesi bünyesinde toplamıştır.
Akçaabat Lisesi açıldıktan sonra muhteşem öğretmen bu okulda görev yapmıştır. İlk Müdür Ahmet Kukul’dur. Daha sonra Eğitim Fakültesi’nde edebiyat öğretmenliği yapmıştır. Muavini bir zamanlar Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarlığı yapan Prof. Dr. Necat Birinci, Kaymakam’ın eşi Afife Ayberk çok iyi bir fizikçi, Zeynel Çakmak matematikçi -şimdi Dicle Üniversitesi’nde-, İsmet Turhan coğrafya, Osman Tok matematik, Aras Perekli matematik, Yılmaz Çilingir fizik, Nizam Dilaver beden eğitimi, Yılmaz Uzun İngilizce, Fahrettin Şaylan felsefe, Muhittin Uzunali, Mehmet Erbay, Nazmiye Karsan, Mehmet Çalışkan A. Zafer Özdemir, Osman Aydınol, Yüksel Kaya, Mehmet Gürcü, Baki Bektaş, Ahmet Bayraktar, A. Bahadır ve daha nice değerli hoca burada görev yaparak güzel insanlar yetiştirdiler bu okuldan.
Bu okuldan ilk mezun olanlar alanlarında gayet başarılı oldular. Mesela Salih Zeki Çolak Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na kadar yükseldi. Osman Pepe bakanlık yaptı, Dr. Turgut Mermertaş Kartal Belediye Başkan Yardımcılığı yaptı. Birçok bürokratlık, daire müdürlüğü yapanlar var. Askerlikte albaylık rütbesine kadar çıkanlar var; Zafer Acuner ve Sadık Köstereli gibi. Birçok iş adamı ve sanayici var. Orman Bakanlığı’nda müfettiş olanlar var. Üniversitede Prof. Makbule Burgu var. Yurt dışına gidenler var, öğretmen olanlar var. Siyasetin içinde olanlar var. Eczacı olanlar var, iş kadını olanlar var. Müdürlük yapanlar var, sporcular var.
Zaman çok çabuk geçti. Bu kent bu güzel insanları unuttu. O muhteşem maziyi tekrar yaşatmak için Akçaabat Lisesi’nin bu ilk mezunları her yıl bir yerde toplanıyorlar. Bu kez Akçaabat’ta 27 Ekim’de buluşuyorlar. Önce eski günleri yadetmek için bir fotoğraf sergisinde buluşacaklar. Daha sonra kent gezisi ve akşam yemeği. 28 Ekimde Batum gezisi.
Dışarıdan gelenler Akçaabat’ın değişimi için belki de şu sözler dökülecek dudaklarından: “Senelerce evvel bu kentle deniz iç içeydi, mutlu ve gülen insanlar vardı, bu o zaman çocuktuk ama sevdalı değil karasevdalıydık bu toprağa. Kader veya ekonomi, geçim biraz uzaklaştırdı bizi bu şehirden. Koyup gittik sanmayın, uzaktan yakındaymış gibi düşündük ve izledik bu şehri. Üzüntümüz bu şehir çok hızla çarpık değişmesine ve eski estetiğinden uzaklaşmasına. Ama bu haliyle de görmek heyecan veriyor bize. İyi ki yılda bir defa geliyoruz bir araya ve gözümüzde canlanıyor o koskoca mazi.”
Hiçbir şeyeskisi gibi değil şimdi. Ama dostluklar ve arkadaşlıklar ilk gün gibi taze.
Akçaabat Lisesi ilk mezunlarının buluşmasında açılacak ilkler fotoğraf sergisine katkı veren başta Belediye Başkanımız Şefik Türkmen’e ve çok değerli Kültür Müdürü Turhan Bektaşoğlu’na Akçaabat Lisesi ilk mezunları adına teşekkür ediyorum. Akçaabat Lisesi ilk mezunları olup dışarıdan bu ilçeye gelen arkadaşlarıma hoş geldiniz diyorum ve bu girişimi başlatanlara da teşekkür ediyorum.