Abbas YOLCU

Tarih: 26.09.2017 10:55

İSLAM’IN TOPLUMSAL BOYUTU

Facebook Twitter Linked-in

DEMLİ ÇAY

Yusuf HOCAOĞLU

hocaogluyusuf@hotmail.com

 

İSLAM’IN TOPLUMSAL BOYUTU

İslam selamet getiren eşsiz bir dindir. İslam’ı toplumsal düzen ilkesi eşliğinde irdelediğimizde ne kadar muazzam bir din olduğu ortaya çıkmaktadır. Sosyal boyutu ile İslam, dünyadaki diğer tahrip edilmiş dinler ve medeniyetlerden farklı bir bakış açısı sunmaktadır.

İslam, yaratılmış varlığa saf, iyi ve selamet sahibi bir insan olmasını emretmektedir. Bu emirler, yaratılmışın ihsan sahibi olma yolunda zaman ilişkisi içerisinde seyrini tetikler. Bu seyri bir zaman-mekân ve tarihsel bir boyutu ile ele alır. Öte yandan İslam, dinin teşkil eden unsurlarını hasenat boyutu ile tanımlar. Tüm bu unsurların asıl amacının toplumsal bir gelişmeye yardımcı olmasını, diğer bir ifade ile toplumsal bir ibadet olması gerekliliğini ifade eder.

Tüm bu kavramlar gerektiği gibi anlaşılmaz ise; dindarlık-dinsizlik, erdemlilik-erdemsizlik biz inananlar tarafından yanlış ele alınır. İslam zaman- mekân ilişkisini bir bütün olarak ele aldığı için varlığın, dolayısıyla toplumun seyrinde belirleyici bir rol oynar. İnsanın fıtratından gelen her şey masumdur. Ne din, ne de ahlak bu özün nefretliğinin ve kınanmasının üzerine kurulamaz. İslam insanların fıtratlarına uygun şekilde yiyip içmeleri, barınmalarını, dostluklar kurmalarını, ticaret yapmalarını, bütün güzelliklere uygun teknolojilerini, bilimlerini geliştirmeyi, sosyolojik, politik, ekonomik yapılar kurmalarını ve bunu yaparken hile yapmadan, yalan söylemeden, sömürmeden dürüst bir biçimde yapmalarını emreder.

Bütün bu sayılanları iyi bir şekilde yapmak Allah’ın küllü iradesini yerine getirmek olduğundan, İslam insanı Allah’ın yeryüzündeki halifesi olarak nitelendirir. İslam toplumsal teorisini bu amaç üzerine kurmuştur. Bu amacın gerçekleşmesini istiyorsak; biz kullar olarak sosyal bir düzen olmasının gerekliliğini savunmalıyız.

İslam’da sosyal düzenin kurmak, İslam hukuku ile alakalı bir kavramdır. İslam hukukunun sadece küçük bir kısmı dini merasimler, ibadetler ve ferdi ahlakla ilgilidir. Hukukun büyük bir kısmı toplumsal boyutta sosyal düzen ile alakalıdır. İslam sosyal bir içerik taşır. İbadetlerin büyük bir kısmında ferdi ahlakın gelişmesiyle sosyal hayatın gelişmesi yönünde içerikler taşır. Mesela oruç, zekât, hac.

Konuyu özetlemek gerekirse; İslam hukukuna göre fesat şeylerin işlenmesini engellemeyen bir namazı geçersiz, sosyal fayda getirmeyen bir haccı eksik sayar. Toplumsal düzen İslam’ın ana çekirdeğidir. İslam, ferdi ahlakı ise sosyal olmanın bir ön şartı olarak kabul görür. Ve kendi çevresiyle ilişkili olmayan sınırlı bir kalıpları, toplumsallığa dönüşmeyen insanı, cemaati, güruhu eksik ve kusurlu sayar.

Selam ve muhabbetle...


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —