Mehmet Salih KÖSE

Tarih: 14.03.2023 00:08

BU HAFTA BİRAZ DA BİZDEN BAHSEDELİM

Facebook Twitter Linked-in

KÖŞE BUCAK

Mehmet Salih KÖSE

Eğitim Uzmanı

 

BU HAFTA BİRAZ DA BİZDEN BAHSEDELİM

Bu hafta bizden bahsedelim derken, kendimi kastetmedim. Bahsetmek istediğim benim de mensubu olduğum öğretmenlik mesleği.

Meslekleri çokça yazıyorlar, tanıtıyorlar, konuşturuyorlar. Öğretmenlik mesleği denilince çoğu insan suskun. Basın sanki öğretmende açık arıyor yazmak için. Toplumda öğretmen sanki yoksul bir tarifname. Sahipleneni yok. Avukatın barosu var. Mühendislerin, tabiplerin odası var. Hatta şoförlerin, esnafın, muhasebecilerin, tarımcıların odaları var. Öğretmene gelince ne oda, ne salon. Teneffüs aralarında çay içtiği bir odası var sadece, iki masa ve on sandalyeli.

Öğretmen çoğul sayılıyor. Ama semtine uğrayan yok. Sadece “bizim sendikaya üye ol” istemi ile bir günlük uğrama, o kadar. Eğitim sendikalarına da ne kadar sendika denilirse. Hepsi ya kayıkçı keseri ya da nalıncı. Hep kendilerine yontarlar. Bakın, şu aralar seçim var. Sahnede yer almak ister sendika ağaları. Daha önce alanlar var ama sormak lâzım ne yaptılar öğretmen mesleği adına? Sorun, şimdi tam sırası. Renk mi diyorsun, genel olarak renk sarı. Bir de kızılı var, grisi var. Çoğu tam yetişmemiş düşünce yetimi. Öğretmene soluyacakları oksijeni verecek güçleri yok. Öğretmense bu tipler sayesinde bir çıkrık. Devamlı yer değiştiriyor. “Al koltuğu, düş koltuktan.” Ne âlâ kulluk, yapılanın çoğu hukuksuzluk.

Bu sahipsiz tabloya bakıyorum da içim soğuyor, buzullarım artıyor. Soylu meslekler sırasına bir türlü sokulmuyor öğretmenlik. Halbuki öğretmen hep yanlışların karşısında, mazlumların yanında olmuş yıllar boyu. Çıkarsız, tarafsız bakar ve dokunur her çocuğa.

Aslında bu meslek değerliydi eskiden. Bir öğretmen yolda geçerken güller açardı çarşıda. Şimdi açmıyor mu diye soranınız olursa, benim cevabım, “bu sevgi göstermelik” olur. Bakarsın sınıfta öğretmen “vatan, millet, Sakarya” peşindedir. Karşı tarafta değer gören ise “arsa, faiz, dolar, borsa, spekülasyon, kâr payı” oluyor. Farklı bir oyundur bu, keşfedilmemiş incelik. Sıradan kişiler baş tacı edilir yıllarca. Bilgelerden bahseden yoktur bile. Böyle bir meslektir öğretmenlik. Her göz göremez onu. Belki görmek de istemez.

Farkında mısınız, batıyor dünya. Avuçlarını ovuşturuyor silah tüccarları. Köşe kapmaca peşinde koşan koşana. Sen, ey öğretmenler, “birbirinizi sevin” diyorsun. İnandırıcı gelmiyor bu ses. Herkes ya kendini seviyor veya özel ders vermeyi. Uyumsuzluk, sanki beynimizde yarasa.

Çokça öğretmen gözledim hayatımda. Kimi ilkokulda öğretmenimdi kimi yüksek okulda. İçlerinden bazıları vardı ki örneksizdiler. İşlerini gönülden hakkıyla yapan. En güçlü insanlardı onlar. Kucaklarlardı gecenin karanlığını hiç korkmadan. Hep söylerlerdi: “Sakın bir yere gitme. Bekle beni aydınlık.” Sorun çözerdiler, can olurlardı insanlara. Kültürleri, bilgileri, anlatıp uyguladıkları bir deprem gibiydi. Pek çok insanı etkilerlerdi.

Onlar yaşadılar, geldiler, geçtiler. Belki de unutuldular bir köşede. Ama iyi dost olursanız, tanırsanız, bakarsanız gözlerine hâlâ çiçekler vardır onlarda sizlere verilecek. Abartıyorum sanma. Şimdi dinle bak. Bazı mekanlardan bahsetsem, oralarda hâlâ isimleri var, yaşatılan. Hâlâ oralarda insanlar vardır, oradan geçen öğretmenle aydınlanmış. Unutulmaz bir rüya gibi anlatılırlar o yerlerde. Dünya bir geçiş terminali. Geldiler, görevlerini yaptılar, geçip gittiler. Şimdi mezarları bile ziyaret edilmez öğretmenler gününde. Boşuna dememişler “vefasız dünya” diye. Kasırgayı sevmez alev, alevi sever su. Karanlık beyinler öğretmeni sevmezler, öğretmeni sevenler ışığa susamışlardır.

Şimdi toplumda imamesiz bir tesbih gibidir öğretmenler. Hele de şu son günlerde öğretmenin şekli, saçı, sakalı öğretmenlik mesleğine leke yaptı. Çarpık yalnızlıklar içinde çalışanı da çalışmayanı da var öğretmenlerin.

Gece güçlüysen çık aydınlığa öğretmen. Hiç değilse birliğini sağlayacak bir öğretmenler odan olsun. Kendini bilimle hazırla. Aklını kullan. Akıl anahtardır. Sakın cahile aklını ipotek etme. Senin gücün, ortak birliğin, aklın ve öğretmenlik onurundur. Yüreğindeki iyiliği, bilgiyi çocuklara gönder ki onların da güzel yolları olsun. Sen toplumda rol modelsin. Mum ile gecenin yoldaşlığı olsun yolun.

Bu hafta bizi bu kadar anlatmak yeter.

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —