Mehmet Salih KÖSE

Tarih: 23.08.2022 15:10 Güncelleme: 23.08.2022 15:10

AĞACIN VE ORMANIN YAKARIŞI


KÖŞE BUCAK

Mehmet Salih KÖSE

Eğitim Uzmanı

 

AĞACIN VE ORMANIN YAKARIŞI

Ağaçlar da orman da şiir söylermiş. Dün okudum ve hayran kaldım bir orman şiirine.

“Şiir, insanın kalbinde olup, doğanın zenginliğine yönelmedeki kapasitedir.” diye bir söz var. O zaman ağaç ve orman en güzel şiirlerin yazılacağı ve dinlenileceği yerdir.

Şehirler kuran mimarlarımız var ama şiirden uzaklar. Çoğunun oluşturdukları şehirler kır tasarımından uzak. Şehirlerde yeşil olmalı. “Yeşil Bursa” buna örnekti ama o da zamanla yeşili bıraktı, betonu sevdi.

Evler kuruyoruz. Dar mekanlar, güneşi yok. Yeşilsiz ve şekilsiz binalar. Cennet şehirler az, felaket şehirler çoğalıyor son yıllarda. Eskiden insanlar bina yaptıkları yere ağaç dikiyorlardı. Şimdi ağacı keserek beton döküyorlar. Yeşil alan bıraktı mı yerel yönetimler, büyük bir feryat kopuyor. Yapsatçılar “yeşil alandan çıkarsak da arsa olsa ve beton diksek” diye fırsat kolluyorlar. Bir bakın çevrenize; meyve bahçeleri, zeytin ağaçları sökülüyor, yerlerine beton dökülüyor.

Yapanlara, dökenlere söz söyleme. Yeşile düşman bir kitle. Bilinmez mi insan ile doğa arasında cazip bir dostluk var. Ağaç ve orman insanların psikolojik ve fiziksel tedavisi için yardımcıdır. Aileler, ağacı ve ormanı çocuklarına göstermek için kilometrelerce yol gitmek zorundalar. Ama eskiden öyle değildi. Kentin hemen yanı ormandı. Her evin önünde meyve ağaçları vardı.

   Şimdi bazı eski evleri koruyoruz diyoruz. Korumak mı yoksa yaşatmak mı? Sakin kentler, yeşil kentler iç ve dış turizm için önemlidir. Bakın şu aralar ülkemize Ortadoğu’dan gelen turistler ne arıyor? Tabii ki ağaç ve orman. Bunun için kenti yönetenler, mimarlar, kent bilimcileri yeşil konusunda ağaç çeşitliliği ve orman konusunda hassas olmalı.

Bu çıkar ve rant kavgası oldukça yerel yöneticilerin işi çok zor. Bilhassa bu bölgede ağacın ve çiçeklerin envanteri çıkarılmalı. Tarım İlçe Müdürlüğü’nün çalışanları başlarını bürolarından çıkarmalı. Sadece “bilirkişi olma” peşinde koşmadan çiftçiyi eğitmeli, bitki türlerini belirlemeli. Artık, “Allah ormanları, ormancıdan korusun” sözü silinmeli beyinlerden. Çok yerlerde ormanlar orman kaçakçıları tarafından yok edildi. Bazı ormancılar da olaya göz yumdu. İki örnek: Nerede “Karaorman”, bu kentin nefesi olan “Çamlık” nerede? Orman yeşil vatandır. İhanete uğramamalı. Siz yapsatçılar, apartman yapıyorsunuz da neden çevreye ağaç dikmiyorsunuz ve olan ağacı kesiyorsunuz? Bu ne biçim yeşil sevgisizliği? Şehirler yeşilsizlik hastalığına büründü.

Dedik ya yerel yönetimlerin işi zor ve herkes arsa oluşturma peşinde.

Bakın şu aralar ikinci el araç satanlar Yıldızlı, Yaylacık ve Söğütlü'yü adeta istila ettiler. Eğer kaldırımları işgal eden araçların arasından yürüyebilirseniz çıkan kaldırımlara ve bakın kesilmiş ağaçların köklerine. Kimi dükkânı kimi oteli kimi de iş yeri için acımadan gece karanlığında kestiler. Yetkililerden ‘tıs’ yok. 2023’te bu şehirde “Gençlik Olimpiyatları” yapılacak. Kaldırımlar dökülüyor; ağaç yok, bozuk, şekilsiz, yeşilsiz.

Biz gelin Fransız şair Jules Süpervielle'ye bırakalım sözü. Bakın benim de çok beğendiğim “Uysallık” isimli şiirinde ne diyor:

“Hep ben oluyorum canı yanan diyor orman hep ben.

Tedirgin edilen, gelip geçilen, baltalanan

Kavgaya bahane aranan, yok yere sonra hır çıkarılan,

Ya kuş salarlar tepeme ya karınca ayaklarıma

Ya da tutarlar benimle hiç ilgisi olmayan birtakım adlar kazırlar üstüme

Ah kendimi savunamayacağımı nasıl da biliyorlar.

Kızmış bir at, dargın bir inek gibi

Üstelik ne derlerse bana yaparım.

‘Kök sal’ diyorlar, onu da yapıyorum salabildiğim kadar.

“Gölge yap’ diyorlar, onu da yapıyorum gereğince,

‘Kışın istemez’ diyorlar, ben de tutup yapraklarımın hepsini döküyorum.

Ayı ayına günü gününe biliyorum ne yapmam gerektiğini

Hem artık epeydir hacet yok bana şunu şunu yap demeye de

Peki ama uygun adımlarla niye böyle gelir bu oduncular?

Söylensin ne istiyorlar yaparım onu da

Bir bulut ya da gökten bir işaret yeter.

Asi, değilim ben, niyetim yok kimseyle kavgaya.

İşte zaten bana bir şey diyecekler sanmıyorum,

Ne zaman rüzgâr çıksa bir şeyler der.”

Ormanın içinden yükselecek bir kuş şarkısı içinde geçsin haftanız. Yeşil sakin bir dünyanız olsun. Huzurunuz ormanlar kadar gür olsun.