Mehmet Salih KÖSE

Tarih: 08.12.2021 10:04 Güncelleme: 08.12.2021 10:04

FIRTINA


 

FIRTINA

Bugünlerde esen iki fırtına var. Birisi Trabzonspor fırtınası. Bir diğeri doğal afet olan fırtına. Birincisi devamlı essin bu coğrafyada ama bir diğeri bir daha uğramasın bu coğrafyaya. Sakın ha özenmesin Trabzonspor Fırtınasına.

Öyle bir esti ki gece ve gündüz, yıkıldı sanki dünya. Yağmalandı cadde ve sokak. Rüzgâr dediğin esmeli ılık ılık. Değmeli sevgi ile insanın saçlarına.

 Ne o şiddet ne o haykırış fırtına. Korku saldın dağlara, taşlara. Yazık değil mi önüne alıp sürüklediğin takalara? Söz sana bir daha adını almayacağım ağzıma. Belki de senin yüzünden bir daha bakmayacağım denize, ırmağa. Öyle korku saldın ki bizlere, bakıyorum bugünlerde bütün faciaların adı sana çıkıyor fırtına. Artık ne şiirlere gir ne hikâyelere. Zaten yoksun çocukları uyutan ninnilerde, masallarda.

O korku salan fırtına esti, yıktı, gitti. Cana zarar vermediyse unutun gitsin. Konmasın bir daha dallara. Koşmasın vadilerde. Özlemin yok bizde fırtına, bilesin.

 Bugün baktım sahile. Belki de fırtınadan korkarak köpürüyor dalgalar. Ne kadar da köpürse ve kızsa deniz, yine güzeldir. Hele de kumlar üzerinde sıralanmış martılar varsa. Yine de sormak isterim denize. Bu ne acele, bu ne şiddet? Kendine fırtınayı örnek alma. Sabret. Bu halinle martılar da uğramaz semtine. Biz seni sakin, mavi çarşaf halinle sevmiştik. Senin adın deniz, onun adı fırtına, kasırga. Romantik hali sabah yeli, ılık rüzgâr.

Çığlık çığlığa koşarken rüzgâr şöyle uzaktan baktım şehrime. Ne doğru ne yanlış? Önce şu düştü aklıma. Bina kurarken zemin, seçilecek yer önemli. Bilhassa da on yılda bir esen bu fırtınalar nereden girer binaya tecrübe edilmeli. Hep bina yapmak mimar ve mühendis işi değil. O coğrafyada yıllarca yaşamış insanlar var. Bak hazanda çatıları nasıl uçurdu fırtına. Nasıl söküldü bahçeler bağlar. Şimdi çıplak dalda bilemem kaç solmuş hüzünlü gül ağlar? Hiç hesapta olmayan fırtına yıkıp geçti yine. Yoksa bu olanlara da asla kader diyemem.  Bugün bu fırtınadan zarar görenler, elemdedir, yastadır. Fırtına esti Karadeniz'de. Bu doğa felaketi karşısında insanlar çakılıp kaldılar yerlerinde. Zannederim dünya değişiyor git gide. İklim değişiklikleri, kuraklık, su sıkıntısı, yangınlar; bir de şimdi Amerika'da görülen fırtınalar çıktı ülkemizde.

Bu ne hal deme. Düşün bu durumu, niçin bu durumlar? Niye çıktı bu fırtına? Bu felaketlerde yine insanların parmağı da mı var?

Böyle bir fırtına karşısında ne yapar çocuklar, körpeler? Hele de yoksullarsa. Belki de nefesleri tutulur, ateşleri yükselir, gözleri korkar.

Bir huzur ol isterim saçlarımda rüzgâr. Adına denilmesin fırtına kasırga. Hani o sabah rüzgârı var ya. Saba Melikesi’nin ülkesinde sabahları esen. Öyle ol ki kirpiklerim tutuşsun hasretinle.

Fırtınaya bürünüp gelişin sevindirmedi bizleri. Biz seni sakin, sesiz, tatlı nefesin ile sevdik. Adın rüzgârdı. Neden fırtınaya çevirdin de geldin?

 Çık doğaya bir seyret fırtına. Doğada papatya, menekşe, sümbül, kekik hep seni ılık rüzgâr elbiseni giydiğinde sevdi. İstersen arılara sor, konamazlar fırtınalı havada çiçeklere.

Mutluluğun adı ılgıt ılgıt esen serin rüzgâr. Felaketin adısın fırtına.

 Neden geçen gece kapılarımızı çaldın dövercesine? Sen bu halinle ne yorgunluk çayımız olursun ne de orta kahvemizin şekeri. Git aynaya bak, yaptıklarını gör ve çıkar üzerinden fırtına adını verdiğin elbiseni. Rüzgâr ol, misafir ol bizlere. Yaylalarımızda ve denizlerde dolaş efendice ki, biz de sevelim seni. O zaman bak ne güzel salınır salkım söğüt. Nasıl rotasını bulur denizlerde beyaz yelkenli.

 Hâlâ şaşkınız dün akşam yaptıklarına fırtına. Hâlâ içimizde verdiğin çığlıklar. Biz seni rüzgâr adıyla Sonbahar’da da sevdik. Yine rüzgâr ol mavi bulutları taşı yaylalara ama öyle delice esme ve korkutma insanları fırtına. Hâlâ içimizde yaz günlerinden kalan mis kokulu çiçeklerin var. Sonbaharın renkleri seni de mi şımarttı rüzgâr? Dün gece estin gürledin. Bir daha böyle gelme. İstemem böyle gelmeni.

 Rüzgâr ol da gel ki sevgini, güzelliğini yıldızlarla bölüşeyim. Dün geceki halinle sevilmedin fırtına.