ENTEL DİYORLAR
Ya Abuzittin!
Kerameti kendinden menkûl evliya misâli, kerâmeti kendinden menkûl entelektüel olarak piyasa yapmaya çalışıyorsun.
Mevkûtelerde yazılar yazabildiğine göre az çok, iyi kötü okumuşluğun da vardır. Dolayısıyla entelektüel kime denir? sorusuna verilmiş çeşitli cevapları araştırmış, bilmiş ve hattâ özümsemiş olman umulur.
Bu hususta öncelikle entelektüellik iddiasında bulunan şahsın tükürdüğünü yalamayacağını, yalamaması gerektiğini kabul etmen gerekir.
Siyaset adı verilen ve ‘insanları en çok ilgilendiren konulardan uzak tutma sanatı’ şeklinde ta’rif edilen bir yapılanma içinde asla ve kat’a yer almaman gerektiğini büyüklerin her halde sana anlatmışlardır.
Ve daha önemlisi entelektüellik modunda yaşamak istiyorsan şayet, esen rüzgârın yönüne göre vaziyet almamalı, argo ta’biriyle rüzgâra karşı işeyebilme cesâretini, dirâyetini, tutarlılığını gösterebilmelisin. Ki sana adam desinler.
Ya Abuzittin!
Entelektüel isen entelektüelliğini bilecek, hiç kimsenin kapısında kulluk, yanaşmalık, ırgatlık, marabalık yapmayacak, hiçbir otoriteye boyun eğmeyecek, dünya metaı için zaaf haline düşmeyeceksin. Yani talep etmeyeceksin.
Hiç kimseyi efendi, hiç kimseyi ağa, paşa, bey, bulunmaz Hint kumaşı, lider, önder, kurtarıcı olarak kabul etmeyecek, sâdece ilim tahsil eylediğin hocalarının mânevî şahsı önünde saygı ile eğileceksin.
Kifâyetsiz muhterislerin ‘arzudan yanıp tutuşan parmaklarıyla’ dünya nimetlerine yani taçlara, tahtlara, divanlara, sedirlere, koltuklara, iskemlelere, bi’l-umûm hazlara, spermlerin yumurtaya ulaşmak için gösterdikleri çabaya (buna akrozomal tepkime deniliyormuş) benzer bir heyecan içinde koşuştuklarını gördüğünde onlardan uzak duracaksın. Ki sana ‘ecce hommo’ desinler.
Ya Abuzittin!
Orta doğulusun. Orta doğuda yaşıyorsun.
Entelektüellik pozları takındığına göre ‘şark mazoşizmi’ diye adlandırılan psikolojik marazdan haberdâr olmalısın. Zira bu marazın sana da sirâyet ettiği hal ve gidişinden belli olmaktadır.
Aşağılanmaktan, mahrumiyetlerden, hak gasplarından, hürriyetlerin cendereye alınmasından haz duymak, orta doğulunun vaz geçilmez özelliklerindedir deniliyor. Onun için sen de efendisiz, sâhipsiz, halifesiz, şefsiz bir dünya hayâl edemiyorsun.
Ayak takımı için elzem olan biatı, bünyende içselleştirebiliyor, diğer taraftan entelektüel pozları takınıyorsun.
Olmaz, Abuzittin.
Senden entelektüel olmaz.
Olsa olsa ironi yapıldığı gibi senden ancak entel olur.
Bir takım gâvur adamlarının yazdıklarını okumaya, anlamaya çalışman, sana rütbe kazandırmaya yetmez.
Zira,
Bir durumu eleştirdikten sonra, deredeki kurbağaları taşlayıp ürküttükten sonra, fincancının katırlarını huzursuz edip, fincanların kırılıp dökülmesine sebep olduktan sonra özür dileyişinin arka planında nelerin vuku bulduğunu insanlar gerçekten merak ediyor.
Evet, Abuzittin.
Hak adına, hukuk adına, insan haysiyet ve şerefi adına olumsuz gördüğün bir duruma tavır koydun. Güzel ve hoş. Sonra ne oldu ki aradan daha bir gün geçmeden ‘seni doğduğuna pişman ettiler?’
Ürküttüler mi seni Abuzittin?
Rivâyet edilir ki komando acıkmaz, üşümez, yorulmaz, vaz geçmez vesaire. Entelektüel de üşümemeli, acıkmamalı, yorulmamalı, vaz geçmemeli ve korkmamalı. Korku, ayak takımının özelliği… Abuzittin.
Sonra şair demiş ki: