TRABZON ÜNİVERSİTESİ
Efendiler ve hanımefendiler!.. Koronalı karantina günlerinden merhaba hepinize. Umarım bu süreçte okuma oranı artmıştır. Uzun yıllardan sonra aileler ilk kez bu kadar yakın temas içinde olmuştur diye düşünüyorum. Sanrım en son bu kadar sık bir arada olmamız, elimizden alınan tütünden öncesiydi; yanılıyor muyum?
Küresel güçler isteyince tütün üretimi de durdu memleketimde. İşçiler Ankara’da soğuk havuz nöbetleri tuttular. Hatırlıyorum o günleri. Her neyse geçmişe mazi diyorduk biz. Ve o orada kalıveriyordu. Maziden geriye kalan harap olmuş binalar oluyordu.
Bu karantina günlerini özellikle köyümüzün biraz üst tarafında kalan mütevazı yazlık evimizde geçiriyoruz ailece. Tabi serbest zaman diliminde gelip giderken aklıma sürekli bu eski Tekel binası takılıveriyordu. Özel Harekât Başkanlığı Trabzon Özel Harekât Müdürlüğü olan yerden bahsediyorum. Bir diğer tarafı Sağlık Bakanlığı’nın ambulans merkezi olarak kullanılıyor.
Şimdi binaya bakıyorum devasa bir yerleşke. İçindeki mevcuda bakıyorum; sanrım 100 personel ya var ya yok. Her iki kurum için bu sayım.
Peki, dedim ki kendi kendime; burası daha önce bu şehirde siyaset yapan ve hâlâ yapmakta olanlar tarafından Fettullahçı Terör Örgütü’ne üniversite olarak tahsis edilmiş miydi? Edilmişti. Sonra 17-25 Aralık anlaşmazlıkları nedeniyle işbirliği bozulunca bu yer geri alındı ve atıl haldeydi.
Sonra Akçaabatlılar Vâkfı’nın da baskılarıyla ikinci üniversite açıldı mı? Açıldı. Peki, neresi 2. Üniversite? Fatih Eğitim Fakültesi’nin olduğu yerde. Yani tabela değişti. Dekanlık vardı rektörlük oldu. Bölüm başkanlığı vardı daire başkanlığı oldu. Değişim ancak bununla sınırlı kaldı.
Yakın bir vakitte randevu alıp gitmeyi düşünüyordum ki bu virüs furyası girdi araya lakin bir ziyaret etmek elzem oldu Sayın Rektör Emin Aşıkkutlu Hocamızı.
Doğru yalan bilmiyorum, gidince teyit edeceğim, yer arayıp bulunamıyormuş bölümler için. Eee tek başına koskoca üniversite olacak yeri iki kuruma bırakmak ne kadar doğru. Şimdi o Helvacı’daki yerleşkede fakülteler açılsa yakınlarına yurt yapılsa şehir güneye doğru büyümez mi efendiler ve hanımefendiler?
Buna ne engel?
Ha diyeceksiniz ki Akçaabat’ın siyasileri yok! Haklısınız!
Akçaabat’ın milletvekilleri yok! Haklısınız!
Akçaabat’ın iktidarı yok! Haklısınız!
Akçaabat’ın muhalefeti yok! Haklısınız!
Şimdilik demem o ki bu şehre 20 yıl önce kıydılar bir de siz kıyamayın efendiler.
Allah aşkına...
Ulusal egemenliğimizin 100 yılı kutlu olsun.
Ramazan ayı tüm İslam âlemine hayırlı olsun…
Kalın sağlıcakla