SOSYAL MEDYA VE ATAKAN
Geçtiğimiz günlerde sosyal medyada on yaşında bir evladımızın kitaplarla olan muhabbeti gündem oldu. Daha hayatının ilk yıllarında olan bu yavrumuzun kitaplara, okumaya ve felsefeye olan bu ilgisi birçok kişide maşallah, suphanallah dedirtecek cinsten şaşkınlık yarattı.
Her zaman ki gibi sosyal medyanın kontrolsüzlüğü ile ezilmişlik ve başaramamışlık psikolojisiyle hareket eden bir takım sözüm ona entelektüel takımı ve klavye silahşorları, hazımsızlık içgüdüsü ve birazda şizofrenik bir tavırla on yaşındaki bu yavrumuzun konuşmalarını ve davranışlarını ciddiye alarak atıp tuttu.
Öyle laflar kullanıldı ki; insan büyümüşlüğünden utanır hale geliyor. O sözüm ona trol kafalara bu çocuğun on yaşında olduğunu birilerinin anlatması gerekiyor diyeceğim ama kafaları o kadar odun ki kim sokacak kafalarına merak konusudur: Keza inşaat kalası daha değerlidir kafalarının yanında.
Hele içlerinden biri vardı ki, medya karşısında yavrumuzun düşünceleri, ebeveynlerine olan tutumları yanlış olsa bile; her zaman ki gibi şark kurnazlığı biraz da plak şirketi sahibi olması münasebetiyle edinmiş olduğu ego ve kibir silahıyla yavrumuzun üzerinden prim yapmaya, gündem olmaya, belki de üzerinden para kazanmaya, onu istismar etmeye çalıştı. Bu tamamen şam şeytanlığıdır. Allah ıslah etsin.
Öte yandan yeni türeme İslamcı klavye silahşorlarına ne demeli? İslâmla uzaktan yakından alakası olmayan bu beyinsiz güruh ise bu yavrumuz ile yüce kitabımızı beş yaşında ezberlemiş bir diğer yavrumuzu kıyasa tutuşturdu. Sizin hiç Allahınız yok mu? O iki yavrumuzun psikolojisinde açtığınız derin yaraları, ilerde yaşamlarında oluşturabilecek derin travmaları, hiç mi düşünemiyorsunuz? Sizin hiç peygamberden aldığınız şefkat terbiyeniz yok mu? Biri beş, diğeri on yaşında olan evlatlarımıza rahmet nazarıyla hiç mi bakamıyorsunuz? Yazıklar olsun hepinize, Allah sizi de ıslah etsin.
Ve sonra devlet düğmeye bastı. Allah razı olsun devletimizden, ilgili bakanlık yavrumuza pedagojik yönlendirme ve rehberlik desteği verecek. Umarım yüce devletimiz bu şam şeytanlarına, klavye silahşorlarına da bir kısıtlama getirirde, bu ve buna benzer durumların yaşanmamasının, ilerde toplumsal düzenin bozulmasının önünü geçer.
Daha yaşanabilir bir memleket ümidiyle,
Selam ve muhabbetle...