Abbas YOLCU

Tarih: 11.02.2020 12:14 Güncelleme: 11.02.2020 12:14

YÜZÜK OYUNU VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ


YÜZÜK OYUNU VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

Çocukluğumdan beri eli öpülesi büyüklerimin kendi aralarında yapmış olduğu bol tecrübe kokan muhabbetleri, sohbetleri heyecan uyandıracak şekilde ilgimi çekmiştir. Yaşadıkları tecrübelerin anlatıldığı bu muhabbet deryasının en az bir üniversite okumaya denk geldiğine inancımda tamdır.

Yoğun sevgi ve muhabbet içerikli bu sohbetler, gençlerde ve gök kubbede hoş bir seda bırakmaktadır. Tecrübe kazanılan bir şey midir yoksa yaşanılan bir şey midir? Sanırım tecrübe yediğin kazıklarla, attığın kazıkların ya da yemediğin kazıklarla atmadığın kazıkların bileşkesidir.

Tam da bu düşüncelerle yoğrulurken, geçenlerde çok hoş bir sohbete tanık oldum. Rahmetli amcamın dostu Zülküf amcaya bir işim düştü. Zülküf amca da engin tecrübesiyle birlikte fakire bu zamana kadar hep yardımcı olmuştur. Çünkü onun nazarında biz, dostu olduğu amcamın birer emanetiyiz. Sırf bu anlayış bile kendisinin benim gibi orta yaşta birine kazandırmış olduğu muazzam bir tecrübedir.

Neyse konumuz şu; Zülküf amcayla beraber Çelik kasabının emanetçisi Adnan abinin yanına gittik. Keza Adnan abi işinin o kadar ehli ki; bir arkadaşımla beraber terazi gibi olan gözleriyle kilomuzu eksiksiz bir şekilde tam tamına tutturmuşluğuda vardır.

Velhasıl kelam Zülküf amca ile Adnan abi bir araya gelince terapi niteliğinde bir muhabbet patladı ki, ortaya yıllar önce oynadıkları yüzük oyununun muhabbetleri dağıldı. Terapi niteliğinde geldi hepimize, işin ilginç tarafı anıları ne kadar canlı ve diri duruyordu. Hemen düşüncenin hükmü gereği kendimle kıyas yaptım. Gençliğimde arkadaşlarımla oynadığım dijital konsol oyunlarının hiçbirini hatırlamıyordum. Arkadaşlarımızla birbirimize takılmaları, komiklikleri, gülmeleri, kızdırmaları hiç birini ama hiçbirini hatırlamıyordum. Bu çok düşündürücü idi.

Büyüklerimin oynadıkları yüzük oyunu ve benzeri oyunların sevgileri, muhabbetleri hala zihinlerinde canlı ve diri duruyor. Dostlukları daim oluyor. Bizler dijital çağın çocuklarıyız. Oyunlarımızın dijital olduğu gibi, sevgimizde, muhabbetimizde, dostluğumuzda sanırım dijital bir şekilde seyrediyor.

Sonuç olarak; bu hadise Akçaabat'ın potansiyeline olan inancımızı bir kez daha pekiştirdi. Bizim memleketimiz sadece horon oyunundan ibaret olan bir memleket değil, oldukça zengin içerikleri yıllardır bünyesinde barındıran bir memlekettir. Gençlere düşen görev ise, bu zenginlikleri büyüklerinin tozlanmamış gönül raflarından çıkarmak ve yeniden canlandırmaktır.

Kıymetli büyüklerimin mübarek ellerinden, kardeşlerim gözlerinden öperim.

Selam ve muhabbetle...