Abbas YOLCU

Tarih: 03.05.2019 12:49 Güncelleme: 03.05.2019 12:49

ABDESTHANE İBRİKÇİSİ


ABDESTHANE İBRİKÇİSİ

O,  iyi kötü, yalan yanlış, eğri doğru bir ideolojinin peşinde ömür tüketiyor.

Sen, senelerden beri çağcıllaştırılmış ve islâmsallaştırılmış dini bütün kuduzların abdesthanelerinde ibrikçilik yaparken kendi hedonizmine tavan yaptırmakla meşgulsün.

Çağcıllaştırılmış ve islâmsallaştırılmış dini bütünlerin etinden, sütünden ve yapağısından bir takım faydalar elde etmektesin.

Namazla, oruçla, hacla, zekâtla, kurbanla, sadakayla kısaca bi’l-umûm ibadât, hayır ve hasenât gibi amellerin tarağında bezin olmadığı halde bu amelleri işlediğini göstererek dini bütünlüğünü ortaya serip, bu sebeple el âleme üstünlük taslayanların kapısında köpeklik yapmaktan haz alıyorsun ve bundan da asla hayâ etmiyorsun. Ve onlarla birlikte aynı sofrada miden bulanmadan yemek yiyebiliyorsun.

Sana da bu yakışırdı zaten.

Ma’lûmdur ki daha önceleri de kapısına bağlandığın bir başka efendin vardı ve onun düdüğünü çalıyordun. Sonra o efendin, veliyy-i ni’metin yaşadığı toprakları terk edip kaçmak zorunda kalınca, kendine yeni efendi/ler aramaya çıktın. Bu arayış senin için hiç de zor değildi. Zira “sahibinin sesi”olma haysiyetsizliğini taşıyan sen, her tarafa kolayca adapte olabiliyordun.

Ve oldun da.

Haliyle önünde saygı ile eğilip, eteklerini öperek, testisini yalayacağın yeni efendi buldun.

Kapı kulluğu ettiklerin, takatten kesildiklerinde onları en evvel terk edecek kişilerden birinin sen olduğunu biliyor.

Şimdilik yeni deyimi ile konuşlandığın yerden,’dest-i hak, ol sûret(in)den hayâyı tırnak ile yolduğu’ için çıkıntılık ederek sağa sola sataşıyorsun.

Şimdilik…

Nitekim orta doğuda hemen herkes birer Ali Baba’dır, hemen herkes birer Kâsım’dır, hemen herkes birer ‘kırk haramî’dir. Dolayısıyla sende onur, izzet, şeref, haysiyet, vicdan, nâmus, ar, edeb, hayâ, terbiye aramak boşunadır.

Sen de bir orta doğulu olduğun için…

Şark kurnazı bir oportünist olduğun için…

Hazlarının elinden alınmasına, kavuşturulduğun mutluluğun ayaklarının altından kayıp gitmesinden fazlasıyla korkan ‘Epiküryen sürüsünden bir domuz’ olduğun için...

Eskilerin deyimi ile bir müptezel olduğun için…

Ve her halinden dışkıladıktan sonra anüsünü kâğıtla sildiğin için eski bir ateistin itiraf ettiği üzere anüsünün kıllarına yapışan kazurat kalıntılarının, donunun ağına bulaştığı anlaşılıyor.

Yani sen bu kadarsın.

Çağcıllaştırılmış ve islâmsallaştırılmışların seni kendi aralarında barındırmaları, sofralarında sana yer ayırmaları, seni kendi olmayan ideolojileri hesabına çalıştırdıkları kanaatinden kaynaklanmaktadır. Bunu sen de çok iyi biliyorsun, çağcılaştırılmış ve islâmsallaştırılmışlar da.

Aslında aranızda namaz, oruç, hac, zekât, kurban gibi ritüel farklılıkları bulunsa bile birbirinizin yanına pek güzel yakışıyorsunuz.

Onun için komünist diye sataştığın ve ‘gariban halk çocuğu’ diyerek hafife aldığın kişinin komünist kalması, eski şeriatçıların bahçe kulübelerinde iki parça kemik için bekleyen sen gibi hedonist pampişlerle tontişlerin kıvırmalarından çok daha asîl bir davranıştır.

Dünyanın eriştiği ahir zamanda sataştığın komünistin insanlığın hayrı adına bir halt yiyemeyeceğini ileri sürerek, tenkid ediyorsun.

Da...

Ömrün boyunca sen ne halta yaradın?

Hangi ‘yaralı parmağa işedin?

Hangi yetimin başını okşadın?

Hangi ağlayan çocukla iki damla gözyaşı dökebildin?

Alçalabiliyorsun, ama şairin dediği gibi alçak bile değilsin.

Takma bacakla yaşamak zorunda kalan bir kadının takma bacağı ile dalga geçecek kadar şeref ve haysiyet mahrûmusun.

Ebtersin.

Bu arada yurt dışı gezilerine giderken beraberinde birkaç dini bütün de götür.

Hani bir taşralı için demiştin ya “insana alışsın” diye.

Hep beraber “insana alışırsınız”.

Belki.