‘ÇAĞDAŞ MOTORLAR’
Bugünün modernleştirilme ve çağdaşlaştırılma silindirinden geçirilmiş bir takım başı bohçalı nisâ taifesi hakkında ‘çağdaş motorlar’ ifâdesini kullanmışsın.
Buna rağmen başı bohçalıları koruyup, kollayanların kapısında bağlanmış duruyorsun.
Onların ‘çağdaş motor’ olması seni herhalde rahatsız etmez. Etmemelidir de. Zira ‘çağdaş motorlar’ dediğin dindar neslin yeni yetme başı bohçalıları, senin var olmayan dünya görüşüne uygun tipler değiller mi?
Ayrıca bağlandığın kapıdan karşı tarafa devamlı havlıyorsun, ama seni kapılarına bağlayanlar, içeride bir takım dinsel ritüellerini ikame eyliyorlar.
Haliyle sen, dini bütünlerle ne düşünsel (!), ne eylemsel (!) olarak hiçbir zaman bir arada olmadın ve halâ değilsin.
Yanlış mı?
Meselâ, hayatında bir defa olsun cuma namazı etkinliğine katıldın mı?
Bulûğ çağından itibaren yaklaşık olarak görüp geçirdiğin elli beş ramazan ayının toplamda bin altı yüz küsur gününden bir tanesini oruçlu geçirdin mi?
Bilindiği kadarıyla paradan ve puldan mahrûm değilsin. Yine bilindiği kadarıyla senede bir veya birkaç defa ehl-i sâlibin yaşadığı memleketlere gidip, görgüne görgü, kültürüne kültür katıyorsun. Hazlarla hazlanıyor, tatlarla tatlanıyorsun. Yani hacca da gidebilirsin. Zira hacca gidip, gelinceye kadar geçecek süre içinde maişetine yetecek kadar meblâğı rahatlıkla ıyaline bırakabilirsin.
Hacca gitmeyi hiç aklından geçirdin mi?
Zekât verdiğin vâki midir? Veya sadaka? Yoksa ‘tanrının acımadığına ben mi acıyacağım?’ diyenlerden misin?
Bir çâresizi gördüğünde yahut bir çâresizliğe şâhit olduğunda boğazın hiç düğümlendi mi? ‘Gözünden iki damla yaş süzüldü’ mü?
Bu güne kadar siyasi söylemlerinin dışında bir haksızlığa karşı gerçekten ve ciddî olarak bir duruş sergileyebildin mi?
Evvel zaman içinde bir yazında bahsettiğin ve bugün sülâle boyu ikbâl sahibi olan bir ‘nisa kişinin çıplak ayakları hakkında pek çok aksakallı ihtiyarın o çıplak ayakları hayâl ederek asıldıklarına dair’ fantezilerinden sen de kurdun mu yahut kuruyor musun?
Ve her ne kadar dini bütünlerin kapısına bağlanmış olsan da müskirat kullanıp, ayş u işret eylediğin anlaşılıyor. Belki damak zevkine uygun düşmediği için hınzır eti yemiyorsun, fakat müskiratın haramlığına dair bir endişen var mıdır?
Bir yerde ‘sünnî olduğunu, saz çalıp söyleyerek ibâdetin sana ters geldiğini’ beyan buyurmuşsun. Haliyle sünnîlikte haram olan müskirat hakkındaki kanaatin nedir? Bir diğer husus, çalgısız çengisiz ifâ edile gelen bayram namazlarından birine katıldığın vâki midir?
Veya bir kış günü, bir câmi şadırvanında abdest alıp, soğuktan dolayı hiç titredin mi?
Nihayet:
Dinden bu kadar uzak yaşıyor olmana rağmen dini bütünlerin yanında yer almanın, onları sevgi ile kucağa çekmenin hikmeti nedir?
Senin yaşama biçimine karışmamaları mı?
Galiba öyle...
Ama onlar, evvel zaman içinde hazret-i İsa gibi haçı kıracaklarını, meyleri dökeceklerini, zinayı yasaklayacaklarını, ikonları aşağı alacaklarını ve ikonların kaidelerine hak yol islâm yazacaklarını, şeriat-ı muhammediyyeye ve ahkâm-ı adliyeye mugayir ne varsa hepsini hâk ile yeksân edeceklerini ve bu hususata riayet etmeyenlere karşı canlarıyla ve kanlarıyla ve mallarıyla cihad ediminde bulunacaklarını sağda solda iniltili bir vaziyet içinde dile getiriyorlardı.
Bütün bunların hepsini koca tanrının rızasını kazanmak için yapmayı plânlıyorlardı.
Nisa taifesinin başını bohçalaması onlar için çok mühimdi.
Başlar nihayet bohçaya girdiği için onlara bugünlerini sağlayan ulu efendilerine hürmet ve muhabbetlerini sunarken, senin nisâ kişilerden bazıları hakkında ‘çağdaş motorlar’ şeklinde bir ta’rif yapman onları pek alâkadar etmiyor. Çünkü senin yazdıklarını okumuyorlar. Daha doğrusu hiç kimsenin yazdıklarını okumuyorlar.
Okusalar bile, onların tekerlerine çomak sokmadıkça, kurdukları tezgâhlara dokunmadıkça, endişeye mahal yoktur.
Câhiliyye devrinin tek tanrıya inandığı halde sanemlerine söz ettirmeyen müşriklerinin de aslında saygıda kusur etmedikleri intibaını çevrelerine yayıyor olmaları bir şark kurnazlığı şekliydi.
Anladın mı, şiş göbekli hedonist?
Aslında yok birbirinizden farkınız.
Sen namaz kılmıyor, oruç tutmuyor, hamru’l- haramla zıkkımlanıyorsun.
Kapısına bağlandığın ve muarızlarına havladığın dini bütünler kurdukları katılım bankacılığı dümeni ile kâr payı dağıttıklarını ileri sürerek çatır çatır faiz yiyorlar.
Sana ‘yarasın’,onlara ‘âfiyetler olsun.’
Hamdolsun.