DEMLİ ÇAY
Yusuf HOCAOĞLU
hocaogluyusuf@hotmail.com
GIYBET
“Ey iman edenler! Zannın çoğundan kaçının; çünkü bazı zanlar günahtır. Gizlilikleri araştırmayın, birbirinizin gıybetini yapmayın; herhangi biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? Bak bundan tiksindiniz! Allah’a itaatsizlikten sakının. Allah tövbeleri çokça kabul etmektedir, rahmeti sonsuzdur.” (Hucurat 12)
Birinin arkasından, olumsuz yanlarını, kötü davranışlarını ya da yapmadığı bir şeyi yapmış gibi göstererek bunu başkalarına söylemeye gıybet denir. Allah-u Teala yüce kitabımız Kuran-ı Kerimde gıybet etmenin kötü/haram olduğunu bize söylemektedir.
Günümüzde gıybet hemen hemen her alanda dillerimize pelesenk olmaktadır. Çok kötü ve pis bir şeydir. Aynı zamanda cazibelidir. Bilerek ve bilmeyerek hepimizin işlediği bir davranıştır. Rabbimiz bilerek veya bilmeyerek bizlere bu haramı işlemeyi nasip etmesin. Öyle ki toplumların bozulması gıybetin yoğunluğu ile alakalıdır. Gıybet bir toplumun kabalığıdır. Her alanda ancak naif bir toplum başarıya ulaşacaktır. Toplumsal başarının da önünü set koyan şeydir.
Kent sosyolojisinde gıybetin çokluğu, birliğin ve dirliğin bozulmasıyla doğru orantılıdır. Birleştirici ve bütünleştirici olmak muhabbetten geçer. Eskiler “muhabbetten hâsıl oldu Muhammed” derler. Gerçek ve özgün Muhammed-i bir muhabbetin önünü keser gıybet. Hangi küçük gruplar sosyolojisi içerinde olursanız olun; parti, vakıf, kurum, dost meclisi... sevgiyi, saygıyı bitirir gıybet. Yüzleri karartır. Gönülleri daraltır gıybet.
Sonuç olarak; mutlu olmak ve ilerlemek istiyorsak; dillerimize ve gönüllerimize yapışmış bu kötü davranıştan millet olarak vazgeçmemiz lazım gelir. Rabbim bu millete bu zilleti nasip etmesin. Ve şunu da unutmamak gerekir: Gıybet edilen gıybet yapanı affetmedikçe mağfiret olunmaz ve kefaret için de gıybet edilene dua gerekir.
Selam ve muhabbetle…
“Duydum ki gıybetimi yapmışsın, yüzüme söylemekten kaçmışsın, benim gibi bir acizden korkmuş, Allah’tan korkmamışsın.” Hz. Mevlana