Mehmet Salih KÖSE

Tarih: 09.10.2018 10:34 Güncelleme: 09.10.2018 10:34

HEP AYNI SÖZLER, AYNI SORUN-2


KÖŞE BUCAK

Mehmet Salih KÖSE

Eğitim Uzmanı

 

HEP AYNI SÖZLER, AYNI SORUN-2

Madem genelde eğitim meselesinden ve diğer sorunlardan yola çıktık. Gelin şu eğitim meselesi üzerine bir kaç kelam daha edelim. Bu haftaki Akçaabat Yeni Haber Gazetesinde çıkacak yazımız eskisi gibi uzunca olsun. Çünkü bazı arkadaşlar bana soruyorlar neden kısa yazılara geçtin. Yoruldun mu?

Her şeyin başı eğitim diyoruz. Ama nedense ülkemizde eğitime; spora, magazine, dizilere verdiğimiz emek ve zaman kadar kafa yormuyoruz. Oysa eğitim ekonomiyi ateşleyen önemli bir unsurdur. Kalkınma eğitimle olur. Kalkınmış ülkelere bakınca; kalkınmışlıklarının temelini eğitimlerinde görüyoruz. Sosyal adalet, hukuk, sosyal demokrasi, özgürlük ülkelere ancak eğitimle girer. Nitelikli, eğitilmiş insanların çok olan ülkeler uluslar arası rekabet sahasında yarışırlar. İşte bunun için ülkemizin ana meselesi; gençlerin ve çocukların eğitilmesi olacaktır. Eğitimsiz toplumlar, iyi eğitim almamış gençlerin oluşturduğu ülkeler, ancak sömürmeye mahkûm millet olarak esaret altında yaşarlar. En verimli yatırım ülkeler için eğitime yapılan yatırımdır. Ama yatırım derken sadece ülkemizde eğitimin cari giderleri, bina giderlerini kastetmiyoruz..Ar-Ge, önemli. İnovasyon önemli. Eğitimin içi, muhteviyatı önemli. Dünya ekonomik forumunun raporlarına göre makinelerin iş yükü artıyor. Robotlar sosyal yaşam ve ekonomide öne çıkıyor. Sağlık sektöründe, silah sanayinde en önde robotlar var. Araştırmalara göre yeni dünya düzeninde 133 milyon yeni iş doğacak. Bunların bazıları şimdiden biliniyor, bazıları hayal ediliyor. Mesela Yapay Zekâ Uzmanlığı, Dijital Dönüşüm Uzmanlığı, Kullanıcı Deneyimi ve İnsan-Makine, Robot Uzmanları ve Mühendisleri, İnsan ve Kültür Uzmanları, Eğitim ve Geliştirme Uzmanları gibi.

Bu kişiler kim yetiştirecek? Tabii ki okullar. Eğitim ile ve öğretmen önemli gelecekte bile... .Önce öğretmen yetiştirme ele alınmalı. Bugün eğitim fakültelerinin yetiştirdiği öğretmen çocuklara hitap edemiyor. Eğitim Fakülteleri öğretmen yetiştiremiyor. Çünkü sınavla, her puan tutturanı, okula alıyor. Kişinin çocuk sevgisi var mı? Sorgulamıyorlar. Öğretmenlik önce çocuk sevgisi, yurt sevgisi ve özel uzmanlık bilgisi gerektirir. Öğretmen ne aşırı duygusal ne de aşırı kuralcı olacak. Sadece çocuğun kalbine dokunacak, çocuğu keşfedecek ve yeteneklerinin gelişmesi için ona yardımcı olacaktır. Ayrıca gelecek mesleklere gençleri yaparak yaşatarak hazırlayacaktır. Ama bugün öyle mi? Değil, çoğu öğretmen özel ders verme peşinde koşmakta veya yardımcı kaynak aldırılıp orada yazılanları çocuğa dikte ettirmekte. Orada bulunan testleri çözmekte. Bugün öğretmen teknolojiye hakim olmalı, en az bir yabancı dil bilmeli, sadece alan dersleri üzerinde değil (fen veya sosyal dersler) beden eğitimi, resim, sanat, musiki, felsefe, estetik, insan ilişkileri, ahlak, sevgi, konularında da bilgili olmalı. Verebilmeli. Ama bugün eğitime bilhassa özel sektör bir para makinesi olarak bakmakta. Hiç de iyi olmayan öğretmenleri sokaklara astıkları resimli ilanlarla velilere yutturmaya çalışmaktadırlar. Hatta bu reklamlara okulların parlatılmış resimlerini koymaktalar. Ama eğitimin içerini sorgulayan yok. Özel okullar dershanelerin bir başka şekil değiştirmiş hali. Hatta hiç bahçesi olmayan Temelsiz Liseler ayrı bir eğitim cinayeti... Bol reklam, bol kazanç. Eğitim yok sadece soru çöz. Cilala ve eğitim yapıyormuş diye düşünmeyen sorgulamayan, parası olan velilere sat. Eğitimin ticareti yapılıyor, farkında değil insanlar.

Kitaplar öğretmen rol modeldir der. Bunun anlamı, çocuğu kendisi yapmak anlamında değildir. Öğretmen örnek bir insan çizgisinde olmalıdır. Giyimi, konuşması, sevgisi, oturması, kalkması, gözlemi, adaleti, sevecenliği, görgüsü ile rol model olmalı. Çünkü çocuk anne ve babasından çok öğretmeni görüyor. Anne ve baba çalışıyorsa çocuğun görmesi en fazla iki üç saat. Bir de hafta sonu. Ama öğretmen 24 saat içinde günde sekiz saat. Sosyal hayatın içinde de ayrı bir zaman içinde öğretmen var. Ama hangi öğretmen?

Çocuk gelecek için öğretmen tarafından hazırlanır. Ama bugün okullara gidin hangi rol model öğretmen görürsünüz veya ne kadar görürsünüz? Saç sakal karışık, kravatsız, ceketsiz, ütüsüz pantolon, hatta pantolon yırtık, kulakta küpe, konuşma argo... İşte bunun için öğretmen seçmeye başladı veliler. Bunu fırsat bilen okul yöneticileri de öğretmen seçen veliden okuluna para alıyor veya git şu malzeme parasının öde diyor. Özel okullar zaten paralı. Veliler iyi öğretmenin bulunduğu okula öğrenci vermek için sahte adres değişikliği yapıyor. Çocuğa küçük yaşta sahtecilik empoze etmek. Ama veli mecbur. Çünkü mahallesindeki öğretmen rol model değil... Yönetici fırsat bu fırsat, bu kadar para vereceksin diyor. Yıllarca aynı sorun devam ediyor.

Sayın Bakan Ziya Selçuk; bu işi çok iyi biliyor. Ama yolunda çok taş ve dikenler var. Hele sendikaların tercihleriyle gelen yöneticileri ile başarması zor geliyor bana... Temennim başarmasından yana. Çünkü mesele ülke meselesi. Ama liyakat, alan bilgisi, rol model olmak önemli. İşte bu nedenle yardımcı kaynak meselesini takip edeceğiz. Yoksa aynı düzen devam mı edecek? Aynı sözler nakarat mı? Bekleyip göreceğiz. Eğitim işi hiç de beklemeye gelmez. Ama Sayın Bakan Ziya Selçuk'a zaman tanımak gerekir. Bakalım güzel sözleri yanında güzel icraatları olacak mı?

Son söz şöyle olsun. Trabzon’da “eğitim ve öğretim” işi pek de iyi gitmiyor. Bizden söylemesi, birileri kızsa, darılsa da...