Mehmet Salih KÖSE

Tarih: 15.05.2018 15:48 Güncelleme: 15.05.2018 15:48

SÖĞÜTLÜ'NÜN ÇOK DERDİ VAR


KÖŞE BUCAK

Mehmet Salih KÖSE

Eğitim Uzmanı

 

SÖĞÜTLÜ'NÜN ÇOK DERDİ VAR

İnsanların derdi olur. Çok dertli insan gördüm hayatımda. Ama son yıllarda dertliler arttı. Nereye dokunsan bir derdini anlatıyorlar sana. Mesela mahalleler. Kiminin derdi çok, kiminin derdi az. Ama ağızları yok konuşacak. Kul yok sorunlarına sahip çıkacak. Ben bu hafta dertli bir mahalleden bahsedeceğim sizlere. Ben çok dertli mahalle olarak görmekteydim kendi mahallemi. Ama baktım Orta Mahalle’den daha çok dertli Söğütlü Mahallesi.

Söğütlü Mahallesi aslında bir tarım köyüydü. Zaman içinde bu mahalle “Beton Ekonomisi”ne yenildi. Yeşil tarlalar gitti, gökyüzüne yükseldi binalar. Değişik yerlerden gelen insanlar bu mahalleden daire aldı ve yerleşti. Üç tip insan oldu bu mahallede. Birincisi bu toprakların eski sahipleri  “Ağa Aileleri”nin çocukları. İkincisi “Maraba” dediğimiz toprağı yarıya işleyen insanlar. Bunlar zamanla Ağaların topraklarını satın aldı ve toprak sahibi oldular. Daha sonra da bu verimli tarım arazilerini yapsatçılara vererek apartmanlar kurdurdular. Kendileri de topraktan koparak apartman yaşantısını seçtiler. Bir üçüncü grup buralardan daire satın alan insanlar. Bu insanlar Akçaabat içinden olduğu gibi şehir dışından da geldiler ve bu mahalleye yerleştiler. Ayrıca bu mahalle içinde bulunan Fatih Eğitim Fakültesi’nde okuyan öğrenciler de bir nevi misafir olarak bu mahallede yaşamaya başladılar.

İşte bundan sonra bu mahallede başladı sorunlu günler. Çoğu insan bu mahallede kendi işinde. Mahalle bilinci yok veya eksik. Herkes bir yanda, sokak kendi derdinde ama çoğu insanın umurunda değil. Sorunlar yumak yumak. Çözen yok.

Başlayalım dertleri sıralamaya. Denizden başlayalım isterseniz. Sahilde kayıklar, küçük bir kayık çekme yeri, bir de küçük bir kayık koyu. İkisi de yeterli değil. TRT önündeki yer kum dolmuş, fırtınada kayıklar parçalanıyor. Sahilden yıllarca kum çalıyor yerel yönetimler. Son günlerde devamlı kum alınıyor. Sahilin özelliği gitmiş. Bu kadar kum alınmasına karşılık sahilde bir düzenleme yok. Molozlar dökülmekte, sahiller ışıksız, geceleri kimin eli kimin cebinde bilen yok. Zaman zaman sahilde silah atılıyor, çocuklar korkuyor ve her an bir kaza olabilir; gelen, soran yok. Hâlbuki bu kadar kalabalık bir mahallenin sahili tertipli ve düzenli olmalı. Yürüyüş yolu, bisiklet yolu olmalı. Bahçeler, yeşil alanlar ve oyun parkları olmalı. Hatta bir kamış bahçesi var. Kışın yazın kuşlar konar, bakımsız, sahipsiz ve yalnız.

Bu mahallede düğün salonları var. Geceleri düğün konvoyları hem gürültü kirliliği yapmakta hem de trafik kuralları ihlal edilmekte. Takip eden yok. Ayrıca gece yarıları plakasız arabalar ve motosikletler yarış yapmakta. Yaya geçitleri adeta bir durak, karayolu üzerinde arabalar dizilmiş, her an bir kaza gelme ihtimali var. Yollar bakımsız, üst geçitler ışıksız, alt geçitlerde çirkin yazılar. Kaldırımlar istila edilmiş, düzensiz ve engellerle dolu. Hâlbuki bu mahalleye güzel bir bulvar gerekli. Bu kadar öğrenci var. Gezilecek ne sahil var ne de güzel bir bulvar. Kaldırımlarda ikinci el arabalar sıra sıra.

En önemli sorun dolmuş.  Söğütlü’de insanlar saatlerce dolmuş beklemekte. Hele hafta sonu dolmuş beklemek adeta bir çile. Mutlaka Söğütlü dolmuş durağı olmalı. Yoksa burada dolmuş bekleyen öğrencilere, memurlara yazık. Ya işe geç kalmaktalar veya okullarına. Bence bu mahallede Eğitim Fakültesi’ne kadar bisiklet yolu ve yürüyüş yolu da yapılmalı. Ama en önemlisi bir durak gerekli.

Çok önemli sorun okullar. Mesela bu mahallede bir lise yok. Hiç değilse Yıldızlı’daki İmam Hatip Kız Lisesi başka yere taşınmalı ve burada bir Anadolu Lisesi açılmalı. Hem Yıldızlı hem de Söğütlü Mahallesi’nde oturan öğrencilere imkân tanınmış olur. Mesela İMKB Anadolu Lisesi binası ile bu değişim yapılabilir. İlkokullar, ortaokullar için aynı sorun var. Anaokulluna ivedilikle ihtiyaç var. Merdiven altı korsan anaokulları mevcut. Kimsenin umurunda değil. Hiç değilse  (isminden dolayı mı yoksa başka bir nedenle mi bilemediğimiz) Zübeyde Hanım Anaokulu açılarak buradaki anaokulu ihtiyacı geçici bir süre için çözülmeli. Halk Eğitim Ve Akşam Sanat Okulu binası bu mahalleye yapılmalı. Çünkü hem nüfus fazla, hem Düzköy Vadisi’nin başlangıcı, hem de Fakülte burada olması geçerli bir sebep olarak görülmeli. Artık Akçaabat’ın belediye sınırının Yıldızlı ile Yalıköy arası olduğunu herkes kabul etmeli. Söğütlü Mahallesi’nde mutlaka çocuk parkları, geniş alanlar, spor alanları yapılmalı. Çöpler için sağlıklı çöp toplama yerleri tespit edip; ayrıştırılmış çöplerin atılacağı malzemeler yeterli şekilde yerleştirilmeli. Fen Lisesi yolu iyileştirilmeli. Köpekler sorun, bilhassa geceleri.

Söğütlü esnafı öğrencilere karşı iyi davranması için bağlı oldukları kuruluş tarafından eğitilmeli. Aynı eğitimi dolmuşçulara da bağlı oldukları Oda vermelidir.

Bereketli topraklar gitti. Güneş az görünse de bu mahallede, kentsel güzellikler gelmeli bu mahalleye. Örnek bir yerleşim yeri olmalı Söğütlü.  Geceleri ışıl ışıl olmalı sokakları, güvenli ve huzurlu olmalı sahilleri.  Olmaz mı veya olamaz mı?  Olur, elbet gönül dilerse. Bahçelerinde güller açmalı, sokaklarında çınarlar. Yüzler gülmeli, Söğütlü neden bu kadar dertli?  Düşünmeli hem Büyükşehir hem de Akçaabat Belediyesi. Yoksa alıştık mı dolaşmaya umutsuz denizlerde. İster yerli olalım, ister maraba, ister öğrenci, ister ağa, isterse de paşa. Söğütlü Mahallesi bu sıralar dertli. Hatırlatalım dedik, birileri duyar diye... Yoksa bir türkücünün söylediği gibi yere tükürmek özgürlük değil. Güzel olan, güzel kente yakışır projeler. Ama davet alıp da konsere gitmeyen yöneticilerle güzellik gelmez bu şehre. Çok iş düşüyor güzel düşünen beyinlere ve günlerini kutladığımız sevgili annelere...