Abbas YOLCU

Tarih: 11.04.2018 13:08 Güncelleme: 11.04.2018 13:08

BİR GEZİ VE BAKSI MÜZESİ


DEMLİ ÇAY

Yusuf HOCAOĞLU

hocaogluyusuf@hotmail.com

 

BİR GEZİ VE BAKSI MÜZESİ

 

Bismillah. Her şeye başlarken bismillah ile başlamak gerekir derler. Bizde bismillah dedik ve çıktık yola. İlk durak Gümüşhane oldu.. Ve sonrası Bayburt. Bu hafta sonu bereketli geçti. Sürprizlerle dolu bir hafta sonu, bu hafta sonu dostlarla beraber bambaşka bir hafta sonu oldu.

Ne zaman yolum Gümüşhane’ye düşse “çehresi bu kadar hızlı nasıl değişir?” diye düşünmeden edemiyorum. Sahi ya! Nasıl olur? Son dönem seçilen belediye başkanına helal olsun. Söylenene göre Gümüşhane’nin çehresini değiştirmiş. Sadece söylenene göre değil; görünen köy kılavuz istemez. Bir sene önceki Gümüşhane ile şimdiki Gümüşhane arasında bile gözle görülür farklar var. Birçok yeni proje yapılmış, ama içlerinden biri var ki çok dikkatimi çekti. Otobüs durakları: Klimalı, havalı mı havalı…

***

İkinci durak Bayburt oldu. Bayburt’un da Gümüşhane’den aşağı kalır yanı yoktu. Kalenin surlarını, yapılan başarılı çalışmalarla iyice açığaçıkarmışlar. Yerinde bir proje olmuş. Ama asıl önemli proje: Baksı Müzesi, Bayburt için asrın projesi olmuştur. Emeği geçen herkese ne kadar teşekkür etsek azdır.

Bayburtlu bir hoca, bir güzel sanatlar profesörü Hüsamettin Koçan hocamız, iki binli yılların başında eski ismi ile Baksı, yeni ismi Bayraktar olan kendi köyüne bir müze yapma fikrini ortaya atıyor ve tüm kısıtlı imkânlara rağmen bu fikrini hayata geçiriyor.

Bayburt’un bir köyünün, bir dağının, bir başına Türkiye’de eşi ve benzeri bulunmayan, dünyada nadir örnekleri olan bir müze inşa ediliyor. Ve öyle böyle bir müze değil, konuk evleri, atölyeleri, sanat galerileri, anfileri olan bir müze. Sanat adına muazzam bir baş yapıt, herkesin dünya gözüyle bir defa orayı görmesini ve inanınca bir dağın başında bile bizlerin neler yapabileceğine şahit olmasını isterim.

***

Baksı müzesi sadece bir bina olarak değil, insanında inşa edildiği bir merkez haline dönüşmeye başlamıştır. Tabi ki bu fikir ödülsüz de kalmıyor. Her geçen gün ödüllerine bir yenisini ekliyor.  Ama çok daha önemlisi “muhabbet” oldu. Hüsamettin hocamızın kardeşi ile tanışma ve iki saate yakın sohbet etme fırsatımız oldu. Daha önce böyle güzel bir sohbeti ve muhabbeti, dağ başında fahri bir medeniyet bekçisi ile yapmamıştık. Tekrar gelmek ve elimizi taşın altına sokmak koşuluyla sözümüzü vererek ayrıldık bu güzel diyardan…

Şimdilerde ise Baksı Müzesi, Cumhurbaşkanımızın ziyaretine hazırlıyor kendini. Bu anı dört gözle bekliyor, herkesin Baksı Müzesi’ni görmesini, koklamasını ve gönüllerde yaşatmasını temenni ediyorum.

Selam ve muhabbetle...