Abbas YOLCU

Tarih: 08.11.2017 14:10 Güncelleme: 08.11.2017 14:10

ÖLÜM KALIM MESELESİ


DEMLİ ÇAY

Yusuf HOCAOĞLU

hocaogluyusuf@hotmail.com

 

ÖLÜM KALIM MESELESİ

Akçaabat-Düzköy yolu Akçaabat’ımız için büyük bir hizmet meselesi idi. Rahmetli Milletvekilimiz Mustafa Cumur bu yol meselesini kendine dert etmiş, önemli mücadeleler vermişti. Kendi döneminde Düzköy yolunda çok ciddi çalışmalar başlamıştı. Bitecek gibi gözüküyordu. Lakin elim bir trafik kazası sonucu aramızdan ayrıldı. Hangi partiden/gruptan/güruhtan olursa olsun Akçaabat için kim bir çivi çakmışsa Allah ondan razı olsun. Ebediyete intikal edenlere rahmet yağdırsın. Nur içinde yatsınlar.

Kendisi ile tanışmamızda ilginç bir hadiseye dayanmaktaydı. Belediyede çalıştığım ilk yıllarda bir öğle arası telefon geldi:

“Yusuf bey ile mi görüşüyorum, sizle tanışmak istiyorum, Ne işle meşgulsünüz, ne yaparsınız?”

Cevap olarak:

“Belediyede çalışıyorum, bir sıkıntınız mı var? Şu an yemek arasındayız. Öğleden sonra belediyeye gelirseniz size yardımcı olabilirim.” dedim.

Sonra telefonda bir kahkaha işittim: “Siz beni tanımadınız mı? Ben Trabzon Ak Parti Milletvekili Mustafa Cumur.”

Şaşırıp kalmıştım. Hayatımda ilk defa bir milletvekili beni telefonla aramıştı. Kendisi fakiri bir Pazar günü kahvaltıya davet etti. Ve kahvaltıda Akçaabat ile ilgili birçok meseleleri konuştuk. Meselelerinden biri de Düzköy yolu idi ve kendisi Düzköy yolu için en kısa zamanda, acil bir şekilde bitmesi gerektiğini söylemişti. Allah gani gani rahmet eylesin...

Aradan uzun bir zaman geçti. Lakin, Düzköy yolunda bulunan inşaat-yapım çalışmaları hâlâ devam etmektedir. Bitmedi gitti. Bir müddet daha bitecek gibi de durmuyor. Kazalar peşi sıra diziliyor. Dört gün önce gözümün önünde bir kaza vuku buldu. Bire bir şahit oldum. Düğün salonlarının önünde gerçekleşti. Daha öncede birçok ölümlü ve yaralanmalı kazalar olmuştu. Haberlerden takip ediyordum. Bu seferki farklı idi. Olan biten gözümün önünde gerçekleşti.

Sonra etrafı bir gözlemledim. Hiçbir uyarı levhası yok, ışıklandırma yok, emniyet önlemleri yok, yok Allah yok. Kaza kaçınılmaz, nefes aldığımız her dakika ‘ben geliyorum’ diyor. Peki, suçlu kim? O veya buna atmaya gerek yok. Suçlu hepimiziz. Suçlu vatandaş, suçlu vekillerimiz, suçlu karayolları, belediye, kaymakamlık makamı, kısacası hepimiz suçluyuz. Allah hepimizi ıslah etsin.

Velhasıl-ı kelam ölüm-kalım meselelerinde hiçbir zaman çıkarım yapmamışımdır. Vuku bulanda hayır vardır. Lakin yaşasaydı bu yol çoktan biter miydi sorusuna da avazım çıktığı kadar “Evet biterdi” diye de bağırasım gelmiyor değil.

Bu nasıl bir akıl tutulmasıdır ki; bir hizmet meselesi, bir ölüm-kalım meselesine dönüşebilir?

Selam ve muhabbet ile…