Huzur KORKMAZ TOPAL - Yaşam Koçu

Tarih: 08.06.2023 12:05 Güncelleme: 08.06.2023 12:05

HAYAT VE TRAVMALAR


GÖRDÜKLERİM

DUYDUKLARIM

Huzur KORKMAZ TOPAL

Yaşam Koçu

huzur06peri@gmail.com

 

HAYAT VE TRAVMALAR

“Başkasına yararı dokunan insan en kusursuz insandır.”

Yaşamın içinde olumlu ya da olumsuz bir dizi etkinlikle karşılaşırız. Bu etkinliklerin topluma faydalı hale gelmesi için uğraşmalıyız ve yardımlaşmalıyız.

Bizler aslında ne kadar yardımsever bir toplum olduğumuzun sınavını çok değil yaklaşık 2 ay önce verdik ve vermeye de devam ediyoruz. Deprem bölgesinden gelen misafirlerimizi karşılamamızdan ağırlamamıza kadar ne ölçü de yardım sever olduğumuzu gayet iyi göstermenin haklı gururunu yaşıyoruz. 

Deprem bölgesin de yaşanan o felaketin ardından bir dizi yardım çalışmaları yapıldı. Ben inanıyorum ki bu çalışmalarda yer almayan hiç kimse kalmamıştır. Kimi fiilen orada grev yapan, kimi nakdi yardımlarını yollayan kimi gönüllü olarak deprem bölgesinin yolunu tutan kimi de duasıyla bir şekilde afete uğrayan yurttaşlara herkesin gönülleri dokundu. 

Şimdi sıra normalleşme sürecinde. Yardımlaşmanın verdiği huzurla ve öz şefkatle, yas sürecine giren ve travma yaşayan afetzedelere yardımcı olmak öyle çok da zor bir iş değil aslında. Yapmamız gereken tek şey var: Dinlemek.

Neden bahsetmek istiyorlarsa ondan behsetmek ve onların yanın da olduğumuzu onlara hissettirmek yeterli. 

Travma, malum yaralanmak anlamına gelmektedir. Travmatik olaylar ise günlük rutinimizi bozan, ani ve beklenmedik biçimde gelişen, kaygı ve panik yaratan, kişinin anlamlandırma biçimini bozan olaylardır. 

Travmalar bizim psikolojik bütünlüğümüzü bozan bir şeydir. Her travmatik olay bizi travmatize etmek zorun da değildir. Lakin her travma önceden oluşan travmalarımızın ortaya çıkmasına neden olabilir.

Kişilerin üzerinde travmaların etkisini arttıran bir dizi unsur da var.

Aslına bakarsanız kadın olmak travmaların üzerimizdeki etkisini arttıran unsurların başında gelmekte. Yaşlı veya çocuk olmak da travmanın etkisini arttıran bir unsur. Düşük sosyoekonomik düzey ve madde bağımlısı olmak da kişilerin travmaların üzerimizdeki etkisini arttıran sebeplerdendir.

Kişilerin rahatlamasını sağlamamız travmatik ilk yardımdır. 

Bu bilgiler ışığın da sizlere gördüklerim ve duyduklarım konusunda birkaç şey yazmak istiyorum.

Deprem bölgesinden gelen ailelere birçok yardım yapıldığını yakinen gözlemleyen bir kişiyim. Yapılan yardımların makbule geçmemesi söz konusu dahi değil. Birkaç kişiden duyduğum için yazmakta bir sakınca görmüyorum. “Evimizi onlar için hazırladık, içini döşedik dolaplarını doldurduk ama mutlu edemedik. Neymiş efendim, ev sobalıymış, doğalgaz yokmuş, şehir merkezine uzakmış” gibi söylemlerde bulunulduğunu ifade eden kişiler oldu.

Yapmayın sevgili yardımseverler, yapmayın. Bir afetten çıkıp gelen, travmatize olan ve yas sürecine girmiş bir kişinin olumsuz söylemlerini gündeme taşımayın lütfen.  

Bir de deprem bölgesinden gelen misafirlerimize hâlâ depremle ilgili sorular sorup, vahlanan kişiler var. Bu yardımdan çok maalesef ki kişileri travma sonrası depresyona iten bir davranış şekli. Biliyorum hiç birimizin düşüncesinde kötülük yok; maalesef ki bize ajitasyon öğretildi. Kim daha çok ağlarsa o daha çok üzülmüş olur. Bilimsel olarak ispatlanmıştır ki, herkesin yas ve acı kavramı farklıdır. Her insanın yas tutma şekli de farklıdır. Kimseyi yadırgayamayız ve kimseyi eleştiremeyiz.

 Şu mübarek günlerde, yardımlarımızı gizli ve yardım ettiğimiz kişileri incitmeden ve acilen yapalım. Her yardım maddi olmak zorunda değildir. Kimin neye ihtiyacı olduğunu önceden belirleyelim ve ona göre yanlarında olduğumuzu hissettirelim.

Haftaya görüşmek dileğiyle hoşça kalın, sağlıklı kalın, sevgiyle kalın.