AKÇAABAT’TAN
Cengiz Bölükbaşı
TEŞEKKÜRLER ÜSTÜNSALİH
Sebat Gençlik’in 3. Lig’e çıkma çabasının sonuçlanmasına çok şükür az kaldı. Akçaabatlının da artık 20 yıl aradan sonra profesyonel ligde bir takımı olacak. Şanlı Sebat Gençlik’in daha önceki düştüğü durumla karşılaşmaması ümidiyle tebrikler ediyorum.
Elbette bu ve benzeri durumlarda hemen havaya girilir ve ardı arkası kesilmeyen yanlışlar gelir.
Mesela emek veren yöneticiler bir anda tukaka edilir ve yerlerini sözde çok büyük abiler alıverir bir anda. Umut ederim ki böyle şeylerde olmaz. Zira geçmişte bu büyük büyük abilerin ellerini ceplerine atmak bir yana olancasını da nasıl alıp götürdüklerini tarihi Sebatspor’dan biliyoruz. Hâlâ kime, ne kadar borcu var bilinmiyor. Kimin elinde ne kadar senet sepet var kimse bilmiyor.
Tabii bir diğer sorun da 3. Lig’de yer alacak bu takımının 15 yıldan beri saha sorunun çözülmemiş olmasıdır.
Akçaabat’ta spor bitme aşamasındadır. Düşünün Doğu Karadeniz’in en büyük ilçesinde bırakın profesyonel ligleri amatörün oynayacağı ne sahası ne de kapalı salonu var.
Elbette her seçim döneminde olduğu gibi mübarek Akçaabatlılık ayları da başladı.
Zira 90 bin oyun olduğu şehirde kiminle konuşursanız herkesin büyük Akçaabatlı olduğunu, Akçaabat’a büyük hizmetler etmek için Ankara’dan geldiğini söylüyor avaz avaz.
Ama mesela kimse 20 yıldır bu büyük abilerin nerde olduğunu sormuyor. Bu büyük abilerin 20 yılda Akçaabat’a neler kattığını sorgulamıyor.
Bunların için hiç tanımadığım, bir kez bile konuşmadığım Abdi Serdar Üstünsalih hariç derim.
Vakıflar Bankası Genel Müdürlüğü koltuğuna oturduğu günden beri Akçaabat’ın sanatına, sporuna verdiği desteği takip ediyorum.
Hiçbir siyasetçiden umudum yok bu spor salonlarıyla ilgili. Yalnızca ondan bir beklentim var.
Bu çağrı kulağına gider mi bilmem ama Vakıfbank Voleybol Takımı dünyada bir marka. Ve bu işin altyapından geldiğini en iyi bilen kişi de yine onun Genel Müdürü Sayın Üstünsalih.
Çokça Genel Müdürlük makamında kimseler oldu Akçaabat’tan. Ne zaman görevden alınmalar başlasa o zaman gelip “Yahu sahip çıksanıza Akçaabat’a diye” serzenişte bulunmuşlardır. Yaralı hiçbir parmağa bırakın merhem olmayı olanı da yok etmeye çalışmışlardır. Merak eden olursa özelden yazar, söylerim.
Lakin bu beyefendi başka... Akçaabat Belediyesi’nden Akçaabatlılar Vakfı’na, Spor Lisesi binasından adını henüz birkaç muhabbette geçirdiğimiz müzeye kadar elinden geleni yapmakta…
Bu değerden yola çıkarak bürokratlarımızın bu nazik, naif yaklaşımda olması bizleri gururlandırıyor.
Tabii bu kadar işi yaparken de “Bakın bana!.. Bunları ben yapıyorum haaa” diye de kimi dangalaklar gibi dökülmüyor ortalıklara.
Verdiği desteğin bir nezaketi de var. Asalet soydan gelir deyiminin vücut bulan hali bu olsa gerek.
Elbette bunun yanında yıllarca Akçaabat’ın siyaset ve iş sahasında büyük emekleri olan, bu ve benzeri konuları da yakından takip eden, büyük küçük herkesi aynı olgunlukla karşılayıp fikirlerine değer veren kıymetli Atalay Armutçu’yu da es geçmemek gerek.
Onun bu şehre kattıklarını hem Akçaabat’ta hem de Ankara’da en iyi bilenlerden biri de benim.
Tütünspor’un Hentbol Süper Ligi’nde olduğu dönemde Ankara ve civar illerdeki deplasmanlarda bir an olsun desteğini esirgememiş, her zaman hem kulübümüz hem de Akçaabatlı’nın yanında olmuştur.
Hülasa bu şehre büyük emekleri geçtiğinden ve gördüğüm kadarıyla yine geri planda olduklarından yazmak gereği duydum.
Akçaabatlı olarak gurur duyduğumu ifade ediyorum.
Haftaya bayram. Şimdiden kutlu olsun.
Esen kalın...