GÖRDÜKLERİM
DUYDUKLARIM
Huzur KORKMAZ TOPAL
Yaşam Koçu
huzur06peri@gmail.com
İKİNCİ MİNİBÜS HATTI
Merhaba sevgili okurlarım. Nasılsınız bu hafta?
Geçen hafta ki yazımı hatırlayanlarınız var ise işte tam da o bilgiler ışığında, geçtiğimiz hafta gördüklerimi duyduklarımı sizlerle paylaşmak istiyorum…
Akçaabat’ın Söğütlü Mahallesi’nde yeni yapılan tanjant yolu üzerinde bulunan Atatürk Bulvarı’nda ikamet ediyorum.
Trabzon merkeze ve Akçaabat merkeze gidiş gelişlerde toplu taşıma araçlarından faydalanıyorum.
Şimdi sizlere yaklaşık bir ay önce başlayan bir hizmetten bahsetmek istiyorum. Öncelikle bu hizmetin verilmesinde katkısı olan Sınırlı Sorumlu Akçaabat-Trabzon-Söğütlü-Mersin Minibüsçüleri 1 Nolu Karayolu Yolcu Taşıma Kooperatifi Başkanı Sayın Abdullah Sevim başta olmak üzere Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Murat Zorluoğlu’na ve Akçaabat Belediye Başkanı Sayın Osman Nuri Ekim’e teşekkürlerimi sunuyorum.
Bu hizmet sayesinde Trabzon’un Moloz mevkiinden 2. hat Akçaabat minibüslerine binen bir yolcu Yıldızlı ve Söğütlü ile Yaylacık mahallelerinin iç kesimlerinden İnönü Caddesi’ni takiben AK Cami’ye kadar gidebiliyor. Bu hizmet Akçaabat’ın üst ve iç kesimlerinde oturan halkın daha rahat ve konforlu bir şekil de ulaşımını sağladı. Benim görüp duyduğum ise bu kesimlerde oturan vatandaşların hem minnettar hem de memnun olduğu.
Tabii ki bu minibüslerde seyahat ederken bir dizi insani ilişkiye de şahitlik ediyorum. Birkaçını müsaadenizle sizlerle paylaşmak istedim.
Yaylacık Mahallesi’nde üreticilik yapan bir kadın, araca bindiği andan itibaren inene kadar minibüs şoförüne “Allah sizden razı olsun bu dolmuş işi ne güzel oldu, işimi çok kolaylaştırdı.” diye dua etti.
Bir başka yolcu ise “Çok güzel bir hizmet. Çocuğumu okuldan almaya artık çok para vererek taksiyle değil daha az bir para vererek dolmuşla gidiyorum. Saatleri de oldukça uygun.” Diyerek memnuniyetini ifade etti.
Başka bir yolcu da taksi fiyatlarının oldukça yüksek olduğunu ve bu hattın cebimizi oldukça rahatlattığından bahsederek “Taksiyi çağırıyorsun, bulunduğun yere gelene kadar 20 lira yazıyor. Bir de götürdüğü yerin ücretini ekleyince iki kilometrelik yere 50 lira veriyoruz. Şimdi ben sahilde bir yere gideceksem bulvardan Akçaabat’a giderken 6 lira veriyorum. Oradan da tekrar minibüse biniyorum ve bir 6 lira daha verip yürüyemediğim yolu 50 lira yerine 12 liraya gidiyorum.” şeklinde konuştu.
Aslında bu konu öyle hep de pembe romanlardaki gibi kusursuz işlemiyor. Bu minibüslerin Akçaabat’tan kalkış yeri olan AK cami yanındaki üst geçidin hemen altındaki durak yerine sivil araçların usulsüz şekilde park etmeleri hem vatandaşları hem de minibüs şoförlerini çok zor durumda bırakıyor. Bu sorunun bir an önce çözüme kavuşturulması gerekiyor. Yoksa başlangıçta yaşanan olumsuzlukların, ortadan kaldırılmadıklarında ileride daha büyük sorunlara yol açmaları kuvvetle muhtemel.
Çevremizde ne olup bittiğiyle ilgili olmak ve bu olup bitene olumlu yönde dahil olmak çok önemli. Olumlu yönde kelimesini özellikle kullanıyorum yani eskilerin deyimiyle “ateşe körükle gitmemek” gerekiyor. Eğer ateşe körükle giderseniz onu söndürmek yerine alevlendirirsiniz, bu da olumsuz bir olayın çoğalmasına neden olur
Sizlerden de bir ricam olacak mümkünse çevrenizde gördüğünüz ve sizleri hem sevindiren hem de üzen olayları lütfen bana yazın, ben de elimden geldiğince bu köşe de sizlerin sesi olayım.
Haftaya görüşmek dileğiyle hoşça kalın, sağlıklı kalın, sevgiyle kalın.