AKÇAABAT’TAN
Cengiz Bölükbaşı
VAKIF ŞİMDİ AKÇAABATLILARIN
Geçmişiyle gurur duyan bir nesiliz vesselam. Elbette yapılanları unutacak kadar haramzade değiliz. Annemizden, babamızdan ve de çevremizden aldığımız eğitim dünü iyisiyle kötüsüyle unutmamak ve geleceğe öyle davranmayı gerektiriyor.
Biz bu şiarla yetiştik, büyüdük. Onun içimde toplumumuzda daha çok anılır bu duayen kelimesi… Peki ne demek duayen? Aslında bu kelime “ülkenin diplomatları arasında kıdem yönünden en başta gelen diplomatını” ifade eder.
Lakin biz devlet tarafından kullanılan kelimeleri kendimize göre yonttuğumuzdan yıllar içinde bu kelime “bir işi en iyi yapan, işin ustası” anlamına gelmiş kalmış.
Şimdi bakıyorum işin ustasına, ustalarına...
Akçaabat’ta öyle ya da böyle çocukluğumu saymazsak 20 yıldır basın ve sivil toplum kuruluşlarının içinde yoğrulmuş, her türlü faaliyetin içinde bulunmuş bir kardeşinizim.
Elbette basın sektörü içinde görev almamdan ötürü de mesleğim gereği bu şehirde kim nereye ne kadar yardım etmiş nereyi ne kadar kullanmış diye de bir liste tutmaktayım hafıza-i beşerimde.
Efendim Akçaabatlılar Vakfı 22. olağan genel kurulunu gerçekleştirdi hafta sonu. Başkan Yaşar Erbaşaran tekrar seçildi. Yönetimine teşekkür ediyor, gelecekte daha iyi işler başarmalarını diliyorum.
Elbette Akçaabatlılar Vakfı olunca katlım ilk kez bu kadar yoğun ve coşkulu oldu.
Benim eski vakıftan gördüğüm üç beş masanın oyun oynadığı ve başka hiçbir işle iştigal etmediği bir konumda idi. Buna ben şahidim. Başka söze de gerek yoktur.
Kongre salonunda kendisini Akçaabat’ın büyüğü olarak tanıdığımız eski Milletvekili Sayın Ali Kemal Başaran’ın söyledikleri bir genç olarak bana hayal kırıklığı yaşattı
Başaran’ın öz cümlesi orada oyun oynayan birkaç kişiye neden masa konulmadığı idi. Hâlbuki bitişiğinde Tütünspor kulübünün eğlence ve kulübe katkı olması için lokal işletmesi vardı.
Akçaabat’ın büyüğü konumdaki Ali Kemal Başaran ve çevresi birinci sınıf diğeri ikinci sınıf insan mı ki vakıf binasının olduğu yerde üç adım karşısındaki lokale gitmek zül geliyor onlara.
Sayın Başaran mikronu isteyince heyecanlanmış ve sanırım yapılan bunca iyiliğe güzelleme yapacak diye beklerken son derece yakışıksız, son derece temelsiz eleştirileri bu şehrin bir bireyi olarak beni üzmüştür.
Akçaabat’ın gencine sahip çıkmak, onların tabiriyle ekâbir takımına okey oynayacak, tavla oynayacak yer bulmak mıdır siz duayenlerin görevi?
Ayrıca kimse de kusura bakmasın nüfuzlu aileler haricinde ben Akçaabat’ta anılan bazı kimselerin çok da yardım eli uzattığına şahit olmadım.
Kimle konuşuyorsam bir kahraman, kimle sohbet ediyorsam çok büyük hayırsever lakin ortada hiç de öyle gerçekçi bir tablo yok
Ayrıca Sayın Başaran’ın genel kurulda Sayın Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim’e çıkışması da son derece yakışıksız, devlet ciddiyetinden uzak ve nahoştur.
Akçaabatlılar Vakfı tarihinde ilk kez faaliyet alanını usulüne uygun yürütmektedir.
Akçaabatlılar Vakfı ilk kez gençleri dert edinmiştir.
Akçaabatlılar Vakfı ilk kez devlet adabı gereği bir ilçenin ağabeyi konumundadır. Bu cümleleri de ortanın solunda duran ben görüyorum. Sağ koltukta amiral gemisinde oturanlar da hak verecektir.
Belediye başkanıyla siyasi çizgilerimiz bir değildir. Lakin bizim belediye başkanımızdır. Birkaç tuzu kurunun keyfi gelecek diye hiçbir platformda küçük düşürülecek hareketi asla ve kat’a kabul etmiyorum. Belediye başkanına ve onca işi gücü olmasına rağmen bu sorunları dert edinen vakıf başkanımıza bir özür borcu olmuştur orada konuşma yapan ve lüzumsuz alkış tufanı koparmaya çalışan 4 kişinin...
Akçaabatlılar Vakfı emin ellerdedir. Akçaabatlılar Vakfı vakıf geleneklerine uygun iş ve işlem yapmaktadır. Yaşar Erbaşaran’a bir kez daha özellikle gençlik adına şükranlarımı arz ediyorum.
Bir teşekkürü de kendiyle çokça sohbetimiz olmasa da dışardan tanıdığım ve Akçaabatlılara sahip çıkan ve onca kilometreyi vakfa verdiği desteği göstermek için gelen Şener Pul’a etmek gerektiğini düşüyorum.
Yarınlarımız daha sağlam ve iyi olacak.
Gücümüz birliğimden geliyor bunu sakin unutmayın.
Kalın sağlıcakla...