Abbas YOLCU

Tarih: 24.04.2018 07:26

CEMİL MERİÇ İLE SOHBETLER

Facebook Twitter Linked-in

AYRICA

DR. SELMAN DEMİRCİ

ahengerselman@hotmail.com

 

CEMİL MERİÇ İLE SOHBETLER

Halil Açıkgöz İstanbul Üniversitesi Edebiyat Bölümü mezunu ve aynı üniversitede 1983 yılından beri Türk Dili Bölümü’nde Türk Dili okutmanlığı yapmaktadır. 1976-1982 yılları arasında Cemil Meriç’in sekreterliğini yapmış ve o dönemde Meriç’le yaptığı sohbetleri kaydetmiştir. Bu yazılar daha sonra Cemil Meriç ile Sohbetler şeklinde kitaplaştırılmıştır.

Açıkgöz kitabı takdim ederken şunları söyler:

“Okuyucu burada fotoğraf çektirmeye hazırlanan bir Cemil Meriç ile değil, sabah yatağından yeni kalkmış terlikleri ayağında pijaması üzerinde tıraşını dahi olmamış, makyajsız bir Cemil Meriç ile karşılaşacaktır. Günlük hayatın bazı sıkıntı ve çıkmazları sevinç ve keder, uzvi ağrıları, yorgunlukları, sokak gürültüleri, çalışma şevkinin azaldığı veya kaybolduğu anlar...”

Açıkgöz’ün fotoğraf çektirmeye hazırlanan bir Cemil Meriç’i göremeyeceğimizi söylemesi yine kitapta yer alan Meriç’e ait şu vecizenin bir izdüşümüdür:

“Hatırat smokinli fotoğraf çektirmektir. Tarihin karşısında poz alıştır. Hatıralar indi hükümler taşır, sübjektiftir.”

Kitap bir hatırat olmaması hasebiyle kitapta bir poz alış yoktur. Ve muhatapların söylenen sözleri işitmeyeceği hesaplanarak sarf edildiği için cümleler gayet gerçekçidir, söz daldan budaktan sakınılmamıştır.

Kitapta yer alan bazı ifadeleri bu gerçekçiliği ortaya koymak adına paylaşalım:

“Cemaleddin Afgani, geniş düşünceli ilk sosyalistimiz. Bu genişlik belki masonluğundan geliyor. Bizim dindarlar yanlış biliyorlar... Said-i Nursi’nin bir hutbesi var, çok enteresan: Yanlış anlaşılır diye korkuyorum. Adam sosyalizme açık, o da Osmanlı intelijansiyasına göre tabii... Nihad Sami’nin Türkçe’nin Sırları’nda pek çok hata var. Tanıtayım diye okumuştum, medih için. Fakat hata çok, oturup yazmadım... İbn Haldun en büyük rasyonalisttir. İlmi ve dini ayırır birbirinden. Din nasstır, inanılır; ilim akıl yoludur, ondan şüphe edilir. Şüphe edilince düşünülür. Düşünce de medeniyeti doğurur. İbni Haldun gibi İbn Rüşt de rasyonalisttir. İbn Haldun tek başına rasyonalist değildir; öncesi vardır, onu yetiştirenler vardır ve sonra onun yetiştirdikleri. Müspet düşünce İslam medeniyetinde vardır. Medeniyet onun için kurulabilmiştir... Ben bir parça Peyami, bir parça Süleyman Nazif’im, Necib’in üslubu bir parça gazeteci üslubudur... Dünyanın hiçbir devletinde İstiklal Marşı diye bir şey olmamıştır. Biz esir miydik de kurtardılar. Mehmet Akif Cemaleddin Afgani’nin talebesidir. Değildir şair bile... Kafka kadar adi bir adam gelmedi edebiyata. Pis, adi. İmanını kaybetmiş, pısırık, ezik bir adam... Tanpınar’ın cümleleri dağınıktır, toparlanmamıştır. Türk edebiyatının bir Fransız gibi görür. Tanpınar, Bruntiere’den falan bahseder ama pek fazla bir şey bilmez. Kitapları, edebiyat tarihinde usul meselelerini şöyle bir karıştırmış o kadar...”

Kitapta buna benzer yığınla ifade bulunmaktadır. Ben gerilim noktalarını iyi temsil ettiğini düşündüğüm bazı misalleri sizinle paylaştım. 380 sayfadan oluşan kitap, her satırıyla düşünmeye ve yeniden yeniden okumaya ve keşfetmeye sevk ediyor. Okunası bir kitap, tavsiye olunur...


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —