Abbas YOLCU

Tarih: 27.03.2018 11:34

BİR DİŞİL KİŞİ

Facebook Twitter Linked-in

KIRK AMBAR

Abbas Yolcu

ayenihaber@hotmail.com

 

BİR DİŞİL KİŞİ

Az gelişmiş ve gelişmesi asla mümkün olmayan bir toplulukta hayatını idame ettiren yeşilbaşlı gövel ördek, arkasına aldığı yahut siper edindiği güçle kendilerinden olmayanlara yazılarını yazdığı mevkûtenin köşesinden saldırmaya devam ediyor.

Bilindiği kadarı ile onun geçim bakımından bir sıkıntısı yoktur. Yediği önünde, yemediği arkasındadır.

O, içinde yaşadığı câhilleştirilmiş ve hâlâ câhilleştirilmenin bütün şiddetiyle sürdürüldüğü toplulukta bir prototiptir.

Aslında bahse değer bir tarafı yoktur, ancak prototip olması bakımından kendisine benzeyen milyonlarca  “asefal” mahlûku temsil etmektedir.

Az gelişmiş ve gelişmesi asla mümkün olmayan topluluğun asefal mahlûkatının ayırıcı vasfı, öncelikle her birinin hedonist, sonrasında ise oportünist olmalarıdır.

Dolayısıyla yeşilbaşlı gövel ördek-daha önceden de izah edildiği üzere başı yeşil olan ördeklerin eril olması manâsında değil, kafasını inancı gereği yeşil bohça ile bohçalamasından dolayı bu dişil kişiye yeşilbaşlı sıfatı yakıştırılmıştır- içinde yaşamakta olduğu toplulukta hem hedonist hem oportünist tavır takınmakta her hangi bir beis görmemektedir. Hedonist ve oportünist olmamak için mutlaka şahsiyet ve haysiyet gerekir.

Her haliyle ve daha çok fizyolojik bakımdan –muhtemelen- bir türlü itminan olamayan bu dişil kişi, itminansızlığın meydana getirdiği psikolojik atraksiyonlarını yazı yazdığı mevkûtenin köşesinden muarızlarına saldırı şeklinde ortaya koymaktadır.

Dişi olmasına aldırmadan er kişilerin ağzıyla yazmaya çalışması, buna cür’et etmesi sırtını bir güce yasladığının göstergesi oluyor.

Böylece onun bir Rosa Luxemburg olması mümkün değildir.

Bütün azgınlığına rağmen ondan bir Valeria Messalina da olmaz.

O dün göklere çıkardığı, kutsadığı kişileri, bugün aklı sıra aşağılamakta bir şahsiyet bozukluğu, bir döneklik, bir kalleşlik, bir fâhişelik görmez. Göremez.

Sahibinin kendisini tutup bağladığı kapıdan önceki sahibine havlamayı sadakâtsizlik olarak algılama şerefinden mahrûmdur. Haliyle yeni sahibi takâtten kesilip, kendisini yalayamaz hale geldiğinde başka kapılara dadanacağında şüphe yoktur.

Bu durum, az gelişmiş ve gelişmesi asla mümkün olmayan ve özellikle orta doğuda yaşayan halklara münhasır bir vasıftır.

Bu yeşilbaşlı gövel ördek, önceden saygıda kusur etmediği, üstâd olarak kabullendiği ama aslında hiçbir olağandışı özelliği bulunmayan bir fânîye karşı, bugün zevcini de kendisini de ikbâle kavuşturan-yahut en azından kendisinin öyle zannettiği- veli-nimeti, kurtarıcısı, müjdecisi saydığı efendisine yalakalık yapmaktan haz almaya devam etmektedir.

Dünyalıkların ellerinden alınması veya dünyalıkların kaybedilmesi hedonistlere büyük acılar verir. Onun için hedonistler yani hazcılar, “dünya nimetlerinden kâm alanlar”,sahip oldukları hazları - ki bunların arasında mevki ile makam, üst sıralarda bulunmaktadır – kaybetmekten aşırı derecede korkarlar.

Korkuları onları bir güce tapmaya yönlendirir. Haliyle bir güce sığınırlar.

Rivâyet edildiğine göre yeşilbaşlı gövel ördeğin, zevcinin sahip olduğu mevki ve makamla ilgili bir sıkıntısı bulunmaktadır. Yeşilbaşlı gövel ördek, sevgili zevcinin mevki ve makamını kaybetmemesi için arkasına saklandığı güce akla hayâle gelmeyecek şaklabanlıklar yapmaktadır.

Bugün, hem hedonist hem oportünist ve doyumsuz dişinin, dişil bir kişinin ağzına yakışmayacak üslûpla topa tuttuğu şahıslarla daha birkaç sene önce, birlikte yiyip, içtikleri, birlikte yurt gezilerine çıktıkları biliniyor. Veya en azından haklarında böyle açıklamalar yapılıyor.

Demek ki yirmi birinci asrın ilk çeyreğinde dindar olmakla zenginlik, ikbâle kavuşmak, makam ve mevki sahibi olmak bir arada anılmaktadır.

Mü’min ve muvahhidlere bu dünya nimetlerini tattıran çağdaş dindarlar, hep varolsunlar.

Dolayısıyla onların tanrılarına da hamdolsun.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —