Huzur KORKMAZ TOPAL - Yaşam Koçu

Tarih: 08.06.2023 12:05

GÖRDÜKLERİM DUYDUKLARIM

Facebook Twitter Linked-in

 

Huzur KORKMAZ TOPAL

Yaşam Koçu

İNSAN VE TOPLUM

Merhaba sevgili okurlar!

İnşallah bundan sonra bu köşede yaşamın içinde gördüklerimi, duyduklarımı sizlere aktaracak, kişisel saptamalarımı eğitimlerimle ve deneyimlerimle harmanlayarak sizlerle paylaşacağım.

Ben 33 yıldan beri Trabzon’un Akçaabat ilçesinde yaşıyorum. 28 yıl Akçaabat Belediyesi’nde hizmet verdim. Birçok insanla karşılaştım, birçok olaya şahitlik ettim. İnsanların davranışları ve psikolojik durumlarını analizledim.

Geldiğim noktadan nelerden geçtiğimi görmeye çalıştım. Bir dizi araştırma yaparak, eğitim alarak kendimi geliştirme yolunda oldukça çok çaba sarfettim. Bu bilgilerin ışığında çevremde gelişen bir dizi oluşuma şahitlik ediyorum.

Akçaabat, benim geldiğim yıllarda şirin bir taşra ilçesiydi. Zamanın Mimarlar Odası Başkanı Bekir Gerçek Bey’in “Akçaabat’ın Orta Yeri Mahalle” başlıklı yazısıyla Ortamahalle’ye âşık olmuştum. 

Bu mahallenin, günümüze tarihî ve turistlik bir mekân olarak gelmesine vesile olan, başta merhum Belediye Başkanımız Emin Hacımusaoğlu’na, 25 yıl süreyle Belediye Başkanlığı yapan Sayım Şefik Türkmen’e ve şu anki Belediye Başkanımız Sayın Osman Nuri Ekim’e teşekkürü bir borç bilirim.

90’lı yılların başından beri köprülerin altından çok sular aktı. Birçok çalışmaya imza atıldı.

Bu çalışmaların sonuçlarının iyi ya da kötü olduğu tartışılabilir ama tartışılmaz olan Akçaabat’ın çağdaş, modern, yaşanılabilir bir kent haline dönüştüğüdür. 

Bu kentte yaşamak ayrıcalık haline geldi. Evet, asıl parmak basmak istediğim nokta tam da burası, Akçaabat da yaşıyor olmak da ayrıcalıklı olmayı gerektiriyor. Nasıl mı ayrıcalıklı olacağız? Tabii ki, “Daha yaşanılabilir bir toplum için neler yapabiliriz”i ortaya koyacağız.

İnsan toplumun yararına hareket etmelidir. Evden çıktığımız andan itibaren toplumun içerisinde yaşamaya başlarız. Bu nedenle toplum içerisindeki hareketlerimize dikkat etmeliyiz

“Karşımızda ki insanlara saygılı olmalıyız.”  Günlük hayatta bizler bir dizi ruh haline bürünürüz. Ruh haline bürünmek yani hissetmek... Seviniriz, üzülürüz, heyecanlanırız, endişeleniriz sakinleşiriz.

İnsanlar karşılıklı olarak birbirlerini etkilerler.

Mesela saygı duyulmaması, anlaşılamamak, takdir görmemek, yardım edilmemesi, sevilmemek, kaba davranışlar, önemsenmemek bizleri üzer ya da öfkelendirir.

Bunun tam tersi saygı duyulması, anlaşılmak, takdir görmek, yardım edilmesi, sevilmek, nezaketli davranışlar, önemsenmekse bizleri sevindirir ve sakinleştirir.

Öyleyse bizleri hangi davranışlar “üzüyor ve öfkelendiriyorsa” tersi davranışlar da bizleri “sevindiriyor ve sakinleştiriyor.” demek.

Çünkü insan beyni gördüğünü ve duyduğunu yapmaya programlıdır.

“Öyleyse karşımızdaki insandan ne bekliyorsak, önce biz o davranışı göstermeliyiz.”

Çevremizde ne olup bittiğiyle ilgili olmak ve bu olup bitene olumlu yönden dahil olmak çok önemlidir. 

Bu bilgiler ışığın da sohbete önümüzdeki hafta da devam ederiz inşallah,

Hayırlı Ramazanlar dilerim...






 

 

 

Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —